Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > Serdar ARIKAN

  Tarih : 10.02.2010 Bu yaziyi 803 kişi okudu.   


GÜN GELİR SUSAR KARGALAR
SERDAR ARIKAN

GÜN GELİR SUSAR KARGALAR

Sessizlik içinde saygı duyarak tepkisizliğe bir öfkemi dile getirmek istiyorum. Elimde ne iğne var ne çuvaldız, ne kendime ne de başkasına gerçekliğin sivri dilini batırmayacağım. Kimseyi rahatsız etmeyeceğim, kendi rahatımdan da ödün vermeyeceğim. İçimi yakan bir öfkeyi dile getirmeden geceyi güne teslim edemeyeceğim.

Bir haber okudum kendi kendimi yedim mısralarında.

Ülkemi düşündüm, halkımı hayal ettim.

Haberi okurken gözlerimin önünde yakın siyasi tarihimiz ve öfkemi dillendiriyorum tek sırdaşım kâğıtlara.

Yıllardır demokrasi hayali kuruyoruz. Daha demokratik bir ülke için mücadele ediyoruz.

Peki, “Demokrasi” denince ne anlıyoruz, “Demokrasi” kavramına neleri yüklüyoruz?

Dün bir haber beni heyecanlandırdı. İngiltere eski başbakanı Tony Blair’in bir soruşturma komisyonu tarafından sorgusunu, halka açık, izlerken o ülkenin insanlarının ne kadar şanslı olduklarını düşündüm. Daha önce birçok örnekle karşılaşmıştım. Kendisi başbakan iken oğlunun alkollü araba kullanması sonucu karakola alınışını ve oğlunu almaya gittiğinde komiser tarafından azarlanmasını televizyonda görmüştüm.

İmrenmiştim ve açıkçası kıskanmıştım bir bakanın korumasız sokaklarda dolaşırken haberlere yansıyan halini.

İsveç’te milletvekillerinin maaşlarının fazla olmasını içlerine yediremeyip maaşlarından kesinti yapılmasına dair haberleri okumuştum.

Japonya’da halkına vaat ettiği sözü yerine getiremeyen başbakanın televizyonlarda canlı yayında halkından özür dilemesini.

Ülke aşığı olan hangimiz izlerken heyecan duymadı ki, hangimiz hayal kurmadı ki.

Ve döndük kendi karanlığımıza. Sonsuz saygıyı hak eden bir halkın yöneticileri tarafından azarlanması, hiçe sayılması, hangimizin ağrına gitmedi ki.

Tepki vermek istenildiğinde her hangi bir bürokratın dahi koruması tarafından tartaklanmadık mı? Bu ülkenin en tepsi tarafından küfür yemedik mi. Seçim zamanları bakanlar tarafından tehdit edilmedi mi bu halk canlı yayınlarla. Aç olduğunu dile getiren bir emekli bu ülkenin başbakanı tarafından azarlanmadı mı?

“Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız.”

“Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz,” diyen biri bugün demokrasi savunucusu olduğunu dile getirdi, demokrasiyi bu ülkede her alana yayacağını dile getirirken benim aklıma daha önce söyledikleri gelmişti. Nasıl olurdu dün söylediklerinin tersini bugün dile getiriyor ve halkı adeta hiçe sayıyordu. O konuşurken kendi karanlığında ayakta alkışlanıyordu ve balık hafızalı ülkem bir tünele giriyordu.

“Demokrasi” dedikleri neydi?

İngiltere’de, Amerika’da ve diğer birçok Avrupa ülkesinde yaşanılan demokrasi ile ülkemizde anlayış aynı mı?

Demokrasi araçsa hangi amaca araçtır ya da amaçsa hangi araçla o amaca ulaşılır. Asırlardır hırpalanmış bir halkın hakkını savunmasını kimse beklemiyor ve sanırım bu ülkede politikacıların rahat hareket etmesinin altında da bu neden yatıyor. Tepkisiz bir halkın zulme maruz kalması kadar doğal bir şey yoktur.

İki kelam etti diye padişah yapılanlar yarın kelle bile alırsa hesapsız ve sorgusuz o zaman onlara hesap sorma hakkı da olmaz.

Bir ülkede en tabi hak “yaşama hakkı”dır. Toplumun en tabi değerleri vardır ve kim olursa olsun bu değerlere saygı duymak zorundadır. Hukukun üstünlüğü kurum, kuruluş ve kişi çıkarlarının, hatta ülke çıkarının üstündedir. Hukuk an gelir bir çobanı yargılar, an gelir devlet başkanını. Yasalar karşısında herkes eşittir ve uygulamalarda da bu sabittir. Demokrasi kişisel özgürlük hakkıdır. Ama asla hakaret sanatı değildir. Demokrasi kişi hak ve özgürlüklerinin oluşması için araçtır. Demokrasilerde rejim tartışmaları yaşanmaz. Demokrasilerde başbakanlar yargı mensuplarını baskı altına alamaz, demokrasilerde adalet bakanı basın önünde tehdit edercesine hâkim ve yargıçları, konuşamaz. Yargının verdiği bir karar asla tartışılamaz. Yasaların kabul ettiği evrensel kurallar vardır bunların başında gelen “yaşama hakkı” içindeki “özel hayat” ibresidir.

Sadece günlük yayınlanan ulusal gazetelere bakın. Özel hayata ne denli tecavüz edildiğini göreceksiniz. Önemli davalara bakan hâkim ve savcıların nasıl hedef haline getirildiğini göreceksiniz.

Gün gelir susar kargalar,

Gün gelir şenlenir ovalar.

Yağmurlar yağsa da koyu anlarda,

Birileri padişah olmaya soyunsa da

Gün gelir kelle götürür fermanlar.

Gün gelir hesabını verir zulme ortak olanlar.

Bir öfkenin dile getirilişiydi biraz uzadı sanırım. Bazen bir uçurumun kenarında çığlık atmak rahatlatır yüreği. Çığlıklarınız kendiniz için olsun. Sabahlar şafaksız olmasın.

Serdar ARIKAN
serdar.arikan@windowslive.com

 

Yorumlar


 Bu yazı için henuz yorum yapılmamış.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.

 

SON HABERLER
55 KİŞİLİK İŞE 451 KİŞ...
SİİRT İMKB YİBO’YA İST...
ŞENTÜRK’TEN BAŞARILI S...
TÜM SOYKIRIMCI FAŞ...
BAYANLAR KAN VERİP KAR...
GENÇLERBİRLİĞİ-KUR...
KADINLARIN ÖNÜNDEKİ EN...
SİİRT BANDIRMA’YI ELİN...
İHD: TRAJEDİLER SONA E...
İHH’DEN FİLİSTİN’E DES...

GÜNÜN SÖZÜ
VARSIN EVDE BİR YUDUM SU OLMASIN, BAŞUCUMDA BİRİ BANA ‘SU YOK’ DESİN DE…
(K. K.)

GÜNÜN AFORİZMASI

SANA ÜZÜLME DEMİYORUM, ÇÜNKÜ KÖTÜ DE OLSALAR TÜM DUYGULARINI SONUNA KADAR YAŞAMALISIN
(GÖNDERİ: BARON)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ  (HANZALA)

GÜNÜN FOTOĞRAFI (FOTO: ŞAKİR ÖZMAZI)

GÜNÜN YORUMU

METALAŞAN KADIN VE 8 MART  

Em ser navê xalkê Mezopotamya roja Jinên Kedkarên Cîhane 8. Adarê 2010’an ji serîda jinên cîhanera pîroz dikin.

Her ciqas bebûneyî ew rojebe ji debî rola jinê ya girîng civaka meda neyi bîrkirin û fikri nav vekhevîda jîyankirinê verê candin.

Jinên kû ser esasi jibona aşiti canê xwe fedakirine jî em bîrtînên û soza xwedîderketina doza wana didin.

JİYAN
www.siirtgundemi.com/_ya_z_522.htm

 

SON YORUMLAR

JİYAN
Em ser navê xalkê Mezopotamya roja Jinên Kedkarên Cîhane 8. Adarê 2010’an ji serîda ji...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_522.htm

ZAFER ZAFER
Evet Yılmaz doğru söylüyorsun. Garisanlar Zaho’da bulunan Sindi aşiretinin liderleri olan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1360.htm

AHMET KILIÇ
Allah Analı-Babalı büyütsün; Allah hayırlı, salih evlat kılsın...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1493.htm

GÜNÜN FIKRASI

ASLANOĞLU

Soyadı kanununun çıkarıldığı yıllar.

Siverekli, işbirlikçi, komprador uşağı bir ağa da bir soyadı alacaktır. Tabi o dönem herkes ailesi, kökeni, mesleği gibi unsurlarla anılır.

Bizim komprador uşağı ağa da soyadını Aslanoğlu yaptırır. Soyadını tescilledikten sonra bizim iş birlikçi dışarıda, tarlada gördüğü herkese soyadını söyletirmiş.

Komprador uşağı ağa: Soyadım ne benim?

Marabalar: Aslanoğlu! (Şak şak şak… Alkış kıyamet.)

Yine bir gün tarlada çalışan bir köylü kardeşimizi görür ağa ve yine aynı istek.

Soyadım ne benim?

Köylü kardeş unutmuştur. Önce biraz kem küm eder. Durur biraz düşünür ve döner ağaya: Valla ağam bi tene heyvanın oğliydi ama hangi heyvan olduğunu hatırlayamadım!

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

KÖŞE YAZARLARI
KONUK / EVİN ÇİÇEK
İzzettin İÇİN
Özgür GÜL
Duygu SUCUKA
Nurullah SEYİDOĞLU

DERSİMİZ TÜRKÇE

Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...

www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

EN ÇOK OKUNAN HABERLER
EMEĞE SAYGI VE VEFA BO...
ADALET VE KANKINMA PAR...
SİİRT LİSESİ
METİN AĞABEY’E SİYONİS...
2009’UN PANORAMASI
ÖMER EREN HAKKIN RAHME...
NİLHAN ARAS YAZDI: Sİİ...
FIKRALAR
PORLAND PERDE PİLAV TE...
GÖÇ SİİRT’İ TIKADI

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.