KİMSENİN YAPTIĞI YANINA KALMAZ
Her gece yatmadan evvel muhakkak sağ tarafıma uzanıp bildiğim bütün sureleri okur, bizleri, sevdiklerimizi tüm kötülüklerden, evlerimizi, iş yerlerimizi hırsızdan, yangından, selden, felaketlerden koruması için yüce Yaradan'a niyaz edip, ona sığınmadan ve şükretmeden asla uyuyamam.
O an Yaradan'ın beni duyduğunu tüm kalbimle hisseder, ona tevekkül ederim. Ve Allah (c.c) hep benimle birlikte olduğunu, hiçbir kötülüğün bana dokunamayacağına hükmeder, güvenirim. Yine her zamanki gibi güven duyup abdestli bir şekilde evimden çıkıp, kapımı kilitledim. Kızımı dershaneye götürmem gerekiyordu. Eve dönüşümüz akşam üzerini bulmuştu. Daire kapımın önüne gelip de kapı kilitlerimin sökülmüş olduğunu görünce bir an dondum ve eve hırsız girdiğini anladım. Bir taraftan da içimdeki ses ''Nasıl benim evime hırsız girer'' diyordu. Çünkü o kadar çok güveniyordum, evime hırsızın giremeyeceğine...
İnanın her şey bir yana beni korkutan tek şey evime ayakkabıları ile girip, evi pisletmiş olmalarıydı. Tam elimi kapıya vurduğum an baktım ki kapı kapalı, o an içimden bir ses yine hırsızların eve giremediklerini söyledi. Üst komşuma seslendim, o da bana temizlik yaparken kulağına bir ses geldiğini, kapısını açıp; ''Kim var?'' diye seslendiğini, hırsızların ona cevap olarak ''Misafirliğe geldik'' dediklerini söyledi.
Ben gelene kadar da onların hırsız olduklarını anlamamıştı. Tabii hırsızlarda komşumun seslendiğini duyunca yakalanmamak için çareyi kaçmakta bulmuşlar. Yani anlayacağınız kıl payı evimin soyulmasından kurtulmuştum. Yine her zaman ki gibi yüce Mevla’m beni zorda bırakmamış, komşumu vesile ederek, evimi hırsızlardan korumuştu.
Hemen kapı kilitlerimi değiştirdim, içten gömme vidalı kilit taktırdım. Kilit vidaları dışarıda olunca hırsızlar kolaylıkla söküp, kapıyı açabiliyorlar. Bir kez daha anladım duanın ve Yaradan'a sığınmanın önemini... Yaşamım boyunca Cenab-ı Allah'ın hayatımda yaşayarak gördüğüm mucizeleri bir hayli fazladır. Zamanı gelince bunları sizlerle paylaşacağım. Sizlerle son olarak ''Kimsenin yaptığı yanına kalmaz'' adlı kıssadan hisseyi paylaşarak hırsız kardeşlerime sesleniyorum ''Bakın, size kardeşlerim diye hitap ediyorum, sizlerde ettiğinizi bulmadan, varın siz doğru yolu bulun'' diyorum.
KİMSENİN YAPTIĞI YANINA KALMAZ
Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düşürmüş. Tek yaprak bırakmamış gülün başında... Korku içinde koşar halifeye:
-Sultanım der, üzerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş, tek yaprak bırakmamış gülün başında... Harun Reşid, telaş etmeden cevap verir:
-Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!..
Rahat bir nefes alan bahçıvan işine döner. Bir gün bakar ki, bir yılan yaprakları düşüren bülbülü yakalamış, yutmak üzere, otların arasında kayıp gidiyor. Heyecanla yine halifeye gelir:
-Sultanım der, bülbülü bir yılan yakalamış, yutarken gördüm.
Sultan yine telaşsız:
-Merak etme efendi der, yılanın yaptığı da yanına kalmaz!..
Bahçıvan yine işine döner... Bir ara bahçede çalışırken otların arasında yılanı görür. Hemen elindeki küreğiyle darbe üstüne darbe indirerek yılanı orada öldürür. Sevinçle geldiği halifeye durumu anlatır:
-Sultanım der, bülbülü yakalayan yılanı ben de bahçede otlar arasında yakalayıp küreğimle öldürdüm. Harun Reşid yine sakin:
-Bekle efendi bekle der, senin de yaptığın yanına kalmaz! . Nitekim çok geçmez bahçıvan hatalar yapar. Yakalayıp halifenin huzuruna çıkarırlar. Cezalandırılmasını isterler. Halife emrini verir.
-Atın bunu zindana! . Hemen yaka paça zindana doğru götürürken geriye dönen bahçıvan şunları söyler:
-Sultanım der, bülbülün yaptığı yanına kalmaz dediniz, onu yılan yuttu. Yılanın yaptığı yanına kalmaz, dediniz, onu da ben öldürdüm.
Şimdi benim yaptığım da yanıma kalmıyor, sen zindana attırıyorsun.. Herkesin yaptığı yanına kalmıyor da seninki mi yanına kalacak? Demek sana da bir yapan çıkacak... Öyle ise gel sen bana yapma ki bir başkası da sana yapmasın!..
Harun Reşid, doğru söyledin bahçıvan, diyerek:
-Bırakın bahçıvanı, çiçekleri sulamaya devam etsin!.. Derler ki:
-Sultanımız, yaptığı yanına kalır!..
-Hayır der, kimsenin yaptığı yanına kalmaz. En ağır şekliyle ahirette ödemeye tehir edilir. Ama gafil insanlar bunun farkına varamaz da, yaptığı yanına kaldı sanırlar!...
Evet. Kimsenin yaptığı yanına kalmaz. Bundan hiç şüpheniz olmasın…
Sevgiyle kalın... Hoşçakalın...
y.adley@hotmail.com
|
|