Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > Duygu SUCUKA

  Tarih : 19.11.2009 Bu yaziyi 620 kişi okudu.   


MARDİN
DUYGU SUCUKA

MARDİN’DEKİ KATLİAM VE GÜNEYDOĞU GERÇEKLERİ

O kadar ağır, o kadar dehşet bir olay ki, bugün bütün Türkiye şaşkınlık içinde ‘bu nedir’ dedi.

Bu nedir?

Bu Güneydoğu gerçeklerinin bir aynası, bir izdüşümü, bir yansıması, bir resmidir. Silah, cehalet, kin, kan davası, töre ve insan yaşamının hiçe sayıldığı bir bölge. Bugüne kadar bunlar hep vardı. Ama bu kadarı olmadığı için, bu boyutta yaşanmadığı için pek gözler önüne serilmiyordu. Bugün toplumsal bir vaka olarak ülkenin her bir yanını hüzne boğdu.

Bir çırpıda öldürülen çoluk-çocuk 44 insan. Nasıl bir yürektir, nasıl bir kindir, nasıl bir düşüncedir, anlaşılması çok zor. Altındaki sebep her ne olursa olsun hiçbir biçimde savunu kaldıramaz. Hele hele katliamı yapanların (eğer doğru ise) aynı aileden olması hepten akıllara durgunluk veren bir ayrıntıdır. Terör bölgesinde, teröre dayalı olmadığı anlaşılan adice bir olay.

Geçen yıl gösterilmekte olan ve Mardin yöresindeki kan davalarını konu alan Sıla Dizisini ilgiyle izlemiştim. Bazı eleştiriler oluyordu “bu da nedir, artık böyle olaylar kaldı mı ki” şeklinde. Bugün yaşanan ve bir köyü yok etme amacı taşıyan katliam o dizi filmi bile geride bırakıyordu. Hani yoktu artık böyle şeyler. Aslında hep var ama büyük boyutta olmadığı sürece topluma yansımıyor.

Mardin, adı tarih, kültür, sanat, hoşgörü, dillerin ve dinlerin kardeşliği, farklı kültürlerin kaynaşmışlığı ile anılan güzel bir şehir. Bugünkü vaka ilk önce tüm Türkiye’de Mardin’in adını, sonra da dış dünyada Türkiye’nin adını sorgulatır türdendi. Eminim ki tüm Mardinliler bundan rahatsızlık duymuştur.

Olayın vuku bulması ile ortada tartışılan bir başka boyut var. Bu köyün erkeklerinin tamamı korucu imişler. Korucu yapıldıkları için, ellerine silah verildiği için, herhangi bir psikolojik araştırma yapılmadan korucu yapıldıkları için, bu silahı kötü amaçlarla kullandılar yaklaşımıyla devlete yönelik eleştiriler havada uçuşmaktadır. Koruculuk sistemi tartışılabilir, bu ayrı bir konu. Ancak, Bölgede yaygın olan bir kültür var ki, silah sadece korucu olanların elinde değil, herkeste olması gerekli bir ihtiyaç gibi algılanmaktadır. O insanlar korucu olmasalar silahları olmayacak mıydı? Olmasa bile böyle bir katliamı aklına koyan kişiler o silahları mutlaka temin ederlerdi. Öncelikle değişmesi gereken şey kültürdür. Öncelikle oluşması gereken şey hoşgörüdür. Öncelikle yok edilmesi gerekli şey cehalettir. Silahlarla, kinle, kanla, kan ve namus davasıyla büyümüş çocukların dünyasını silah vermeyerek değiştirmek mümkün müdür? Değişmesi gereken onun dünyasıdır, onun içindeki öldürme dürtüsüdür, onu öldürmeye teşvik eden büyüklerin kafasının içidir.

Güneydoğu’nun eğitimli insanları kan, kin, silaha karşı olsa da, bölge kültürünün değişmesi yönünde etkin roller üstlendiği söylenemez. Bu önemli bir noktadır. Değişimler uzun süreçler alır. Ancak değişim için gerekli adımlar atılmışsa. Bölgenin eğitimli insanları insan yaşamını hiçe sayan kültürün değişmesi yönünde adımlar atmak zorundadır. Feodalite, aşiret, ağa kavramları tartışmaya açılmalı, bu kavramlar açmazındaki kırsal kesim insanı özel bir eğitime tabi tutulmalı, vatandaşın ağaya değil devletine güvenmesi sağlanmalıdır.

Bu hüzün ve acı dolu olayda bile devleti suçlayan siyasi düşünceler, insanları devlete karşı tahrik etmekten vazgeçip bölge gerçekleriyle mücadele etmeleri gerektiğini anlamalıdırlar.

Devlet ancak şu noktada etkin olmak durumundadır, etkin olmadığı için eleştirilebilir: Bölgedeki kin, kan davası, silah tutkusu gibi olumsuz düşüncelerin değişimi yönünde çok etkili programlar uygulanmalıdır ve bunun da öncülüğünü devlet yapmalıdır. 

Mardin-Mazıdağı’nın bir köyünde meydana gelen katliamda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet, hayatta kalan yakınlarına sabır dilerken olayı gerçekleştirenleri kınamaktan başka söz kalmamıştır geriye.

sucuka@hotmail.com

Yorumlar
1
ZEYNEP USLULAR
Tarih : 06.05.2009
Yazarın söylediklerinin neresi yanlış?

Silah tutkusu da, töre-namus cinayetleri de, kin, kan davası da bu bölgede değil mi?

İzmirde, Amasyada var mı bunlar?

Hem öz eleştiri yapmasını bilmeyiz, hem de yanlışlarımızı eleştirenleri eleştiririz.

ERDOĞAN A.
Tarih : 11.05.2009
Mardin’de yaşanan bu talihsiz olayı kınıyorum.

Ünlü sosyolog Gustave le Bonn’un veciz sözü aklıma geldi. diyor ki "İnsanoğlunun en güçlü putu gelenek putudur."

Bu putu kırabildiğimiz zaman bu tür olayları yaşamayacağımıza inanıyorum.

1
Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.

 

FARUK ARVAS HOCAYLA RAMAZAN SOHBETLERİ

RAMAZAN AYINA KAVUŞURKEN (15)
Makalelerin tümünü okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1675.htm

 

SON HABERLER
KIZILAY’IN YARDIM ELİ ...
SİİRT BELEDİYESİNDEN T...
KESK: HUKUK ÇİĞNENİYOR
REFERANDUM SEÇMEN KÂĞI...
İLİM YAYMA CEMİYETİ YU...
HAYDİ! PAKİSTAN’A YARD...
BOYKOTUN CEZASI 22 LİRA
ÇIRAV FESTİVALİNE YOĞU...
ÖLÜM TACİRLERİNE SABAH...
MEZARLIKTA OLAYLI GÜN

GÜNÜN SÖZÜ
İNSAN NE KADAR AZ ŞEY BİLİRSE
O KADAR ÇOK ŞEY BİLDİĞİNİ SANIR

 

GÜNÜN AFORİZMASI
HAYAT BİR OYUNDUR. KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN YOKMUŞ GİBİ OYNA.

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BEN ŞAİRİM,
GAYBI KURCALAYAN ÇİLİNGİR,
CANLI CENAZELERİNİN BAŞINDA
MÜNKER-NEKİR
(NECİP FAZIL)

 

GÜNÜN FOTOĞRAFI (BARO FOTOĞRAF DERSLERİ)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

SON YORUMLAR

CAN MERCANYAN
Latif bey 2 gün önce Ahmet Altan’ın köşe yazısını okumanızı öneriyorum. Kimin nerde ve...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_616.htm

NAİL
Yani "Hayır" demeye de bi kılıf uydurabildiniz ya. Hayret doğrusu. Şunu desenize 30 yıl ohal biz...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_611.htm

NAİL
Nerdeeeee. Kimi tarif etmişsiniz? Bu vasıflar ancak peygamberlerde veya peygamber varisle...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

ALP
Aman Serdar kardeşim, yaşadığım tecrübeden biliyorum. Bu tür ikili münakaşaların son cümlesi...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

M. CAN
Ergenekon’un değirmenine su taşıyan bir zihniyet nasıl oluyor da Ergonokon’u eleştiriyor? Referan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1717.htm

M. CAN
Ak Parti iktidar olmadan önce KESK neden masaya oturdu? Cevap: Çünkü Sol hükümet iktidardaydı...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1723.htm

HAKAN MALGİL
Çoukluğumda kim bilir kaç kez zorunlu ziyaretlerde bulunduğum, bembeyaz saçları ve...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_146.htm

RESSAM HALİS GÜNGÖR
Kim olursa olsun... Makamı ve rütbesi ne olursa olsun... Kimse ama hiç kimse kanunların ve ya..
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

HAKAN MALGİL
Edip Turhan’ın en büyük torunu olarak onunla en uzun süre yaşamış olmanın ne denli büyük bir...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_583.htm

 

GÜNÜN YORUMU

DÜNYA DÖNMESE Mİ?

Dünya dönmesine dönsün de... Tersine dönmese bari.

Hoş tersine dönse de, dursa da, alıp başını galaksinin bir ucuna çekip gitse de değişmeyecek insanlar vardır, olacaktır.

Sorun Dünyada değil belki. Belki sorun postmodern zamanların bize attığı en büyük yalandadır: Bireyselleşmek!

Bunun adı bireyselleşmek olsa da, astarı egoizmden, bencillikten, oportunizmden başka birşey değil.

Sonuç: Yalnızlık!

Kocaman bir şehirde, tanıdık onca insan içinde koskoca bir yalnızlık. Yalıtılmışlık.

Tabi bu yalnızlık bazen sizin tercihiniz olur; reddedersiniz maskeli baloları ve oranın müdavimlerini.

Bazen de yalnızlık bir seçim değil, dayatmadır. Maskeliler sizi reddeder. Dışlar!

Günün sözü (veya aforizması) bölümünde geçenlerde şöyle bir söz vardı, hoşuma gitmişti:

"Kolayına kaçıp herkes gibi olabilirdim. Ama ben daha kolayını seçtim; kendim oldum," diyordu.

İşte kendi olmanın bedeli: Yalnızlık.

(Not: Yalnızlık kelimesini kendim için seçtim.)

Esen kalın, hoş kalın...

MEMEEEEET
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

 

GÜNÜN FIKRASI

CAMCI

Kadının penceresinin camı kırılır. Camcıyı arar ve sipariş verir. Yarım saat sonra zil çalar. Gelen camcıdır.

Kadın kapıyı açar ve kırılan camı gösterir. Aradan beş dakika ya geçer ya geçmez zil tekrar çalar.

Kadın, kim o? der.

Benim, camcı diye bir ses gelir dışarıdan.

Kadın, sanırım bir karışıklık oldu. Çağırdığım camcı az önce geldi, der.

İşte o benim abla, der camcı. Pencereden düştüm, aç şu kapıyı…

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

 

DERSİMİZ TÜRKÇE
Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

 

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.