|
|
Anasayfa > GÜNCEL
|
|
|
Tarih : 22.01.2010 23:53:18
|
Bu haberi 1.766 kişi okudu.
|
|
|
|
|
|
M. ALİ ÖZEL: DARBECİLERDEN HESAP SORULMALIDIR
|
|
Siirt Baro Başkanı M. Ali Özel: Türkiye’yi darbe ortamına sürüklemeyi amaçlayan zihniyetlerden hesap sorulmalıdır.
|

DARBECİLERDEN HESAP SORULMALIDIR
Siirt Barosu Başkanı M. Ali Özel gündem ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye'yi darbe ortamına sürüklemeyi amaçlayan 'Balyoz Güvenlik Hareket Planı'nın toplumun her kesiminden tepki aldığını söyleyedi.
M. Ali Özel, “Camileri bombalamayı bile düşünen cuntacılardan hesap sorulmalıdır. Bazı askerler, İç Hizmetler Kanunu'nu dayanak yaparak kendilerini egemen kılmaya çalışıyor.
Darbe planları ve cuntacılarla hesaplaşmadığı sürece Türkiye aydınlığa kavuşamaz. Geçmişte 12 Eylül'e zemin hazırlamak üzere Kahramanmaraş'ta, Çorum'da Sivas'ta, Malatya'da katliamlar yaşandığını, 1979 Taksim olaylarında insanların öldürüldüğünü hatırlatan Özel, "Şimdi camilere saldırmak, kalabalık sivil toplulukların olduğu yerlerde sabotajlar yapmak, bombalar patlatmak, öğrencilere yönelik katliamlar yapmak gibi düşünceler tamamen geçmişten aldıkları derslerin sonucudur. Bunlara herkesin karşı durması gerekir. Birlik olup demokrasiyi sahiplenmek zorundayız" dedi.
Bütün dünyada darbeye teşebbüs edenlerin en ağır şekilde cezalandırıldığını ifade eden Özel, Şili'de Pinoche'den, İspanya'da General Mena'dan, Yunanistan'da albaylardan hesap sorulduğunu; ancak Türkiye'nin Kenan Evren ve arkadaşlarına dokunmadığını vurguladı.
Özel, şu görüşleri dile getirdi: "Darbelere çok yabancı değiliz. Şimdi de “Balyoz” çıktı. Bunun mimarları yine Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev almış yüksek düzeyde generaller.
Ülkemizi darbeler tarihi olarak ayrı bir kategori anlamında incelememize ihtiyaç var. Talat Aydemir dışında darbeci generallerin neredeyse hiç biri yargılanmadı.
Bazı askerler, İç Hizmetler Kanunu'nu kendilerine dayanak yaparak kendilerini egemen kılma veya kendi görüşlerini devletin resmi ideolojisiymiş gibi dayatma anlayışındalar. Son dönemde ortaya çıkan planlarda devleti ele geçirme gayreti görülmektedir. Bunlar demokrasi adına, hukuk üstünlüğüne inananların içini acıtmaktadır. Bir an önce sorumlulardan hesap sorulmalı. Her ne kadar Anayasa'da 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna yer verilmişse de egemenliğin hiç bir zaman millette olmadığı görülmektedir."
|
|
|
|
|
|
|
| Yorumlar |
|
|
70 MİLYON
Tarih : 23.01.2010 01:48:36
|
|
Kozmik belgeler açıklansın/Suçlular yargılansın!
Bu devirden sonra darbe olmaz diyebilmeyi biz de isterdik.
Darbe Günlüklerinin kurmaca, ıslak imzanın sahte olduğuna inanmak isterdik.
Ergenekon, her yere kon esprileri yapmak, Nuray Mert’in, Yılmaz Özdil’in Bekir Coşkun’un yazılarını arkadaşlarımızla paylaşmak, Ergenekon’un muhalifleri sindirme çalışmasından başka bir şey olmadığına ikna olmak isterdik.
Kafes planı haberlerinden korkanlara bu güne kadar bir tane gayr-i müslimin burnu mu kanamış diye çıkışmak isterdik.
Bülent Arınç’a suikast mı? Suikast yapacak adam mı bulamadılar ha-ha, diye gülüp geçmek isterdik.
Sırlar odasına girildi diye heyecanlananlara, Harry Poter romanı okurken için geçmiş, üstün açık kalmış olmalı diye takılmak isterdik.
Hakimi takip edenin marangoz ve aşçı olduğunu öğrenip rahatlamak isterdik.
Kürt sorunu var diyenlere, kız aldık kız verdik, kardeşiz, Kürtler cumhurbaşkanı bile oldular tekerlemesini bir çırpıda sayıp dökmek isterdik.
Maraş, Çorum, Sivas katliamlarında derin devlet parmağı var, darbeye ortam hazırlamak için yapıldılar sözlerini ‘paranoyaklık’ olarak görmek isterdik.
İşe sefer tasıyla giden Genelkurmay Başkanına, Hakime ‘diyette misiniz?’ diye sorup eğlenmek isterdik.
Koç Müzesindeki denizaltıda bulunan bomba 300 çocuğu öldürmek için orada ‘unutuldu’ haberlerine ‘o kadar da değil’ diye tepki göstermek isterdik.
Evet! Bunları söyleyebilmeyi biz de çok isterdik.
Burası; 50 yıla 3 kanlı askeri darbe, bir post modern darbe bir de e-muhtıra sığdırabilmiş bir ülke olmasaydı,
Başbakandan 17 yaşındaki bir gence kadar yüzlerce siyasi idamın yapıldığı, onbinlerce insanın işkence gördüğü, düşüncelerinden dolayı hapse atıldığı, sınır dışı edildiği bir ülke olmasaydı,
Kontrgerilla yapılanmasını keşfeden savcısı öldürülen, katili dört kez suçlu bulunup dört kez de serbest bırakılan sonra MHP’ye Genel Başkan adayı olan bir ülke olmasaydı
Atatürk’ün evine bomba atıldı diye iki gün boyunca İstanbul’daki tüm Rum, Ermeni ve Yahudi dükkanlarının ve evlerinin yağmalandığı, bir papazın zorla sünnet edildiği, bu nedenle kan kaybından öldüğü, 400 kadına tecavüz edildiği, yıllar sonra bombayı atan kişinin valilik yaptığı bir ülke olmasaydı,
Parti kapatmalar olmasaydı, seçilmiş belediye başkanları elleri kelepçelenerek hapse atılmasaydı,
301. madde olmasaydı, Hrant Dink mahkeme önlerinde linç edilmeseydi, sokak ortasında ensesinden vurulmasaydı,
Başörtülü resminden dolayı 70 yaşında bir kadının sağlık karnesine ilaç yazılmadığı için ölmeseydi, eşleri başörtülü diye ordudan, yargıdan atılanlar olmasaydı, başörtülü öğrenciler üniversite kapılarında süründürülmeseydi,
İnternette kanımızı donduran ses kayıtları dolaşmasaydı,
Ölüm kuyularından insan kemikleri, baraj göletlerinden silahlar, bombalar çıkmasaydı,
Maraş’ta 113 kişi sadece Alevi olduğu için vahşice öldürülmeseydi, öldürenler, öldürme emrini verenler itibarlı devlet görevlileri olarak görevlerinin başına dönemeselerdi,
Sivas’ta ellerinde gaz bidonlarıyla insanları yakmaya gidenleri, “Halkla polisi karşı karşıya getirmeyin” diyerek savunan cumhurbaşkanı defalarca şapkasını alıp gidip geri dönmeseydi..
AMA diyemiyoruz. Gülüp geçemiyoruz. Kendimizi rahat hissetmiyoruz.
Yaşadığımız olağanüstü günlerin sonunda kalıcı bir demokrasiye sahip olabilmek için yapacak çok iş, çıkarılması gereken çok ses var.
23 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’da İstiklal Caddesi Tünel Meydanı’nda hep birlikte özgürlüğümüz için, demokrasi için, darbelere, darbecilere karşı ses çıkartacağız.
“Kozmik belgeler açıklansın/Suçlular yargılansın” demek için…
Sağolun Ali bey...
|
|
|
İZZZZZZ
Tarih : 23.01.2010 03:12:32
|
|
Bekir Coşkun bile çok kızmış bu plana. O zaman gerçekçilik payı bir hayli fazla.
Eğer askeriye camiye bomba koyacak veya göz yumacaksa, yapsınlar yapmasınlar tatbikat veya şu bu olsun. Benim için bu bir darbedir. Yok, eğer bir örgüt bunu yapabilir, o zaman için nasıl bir yol izlemeliyiz diye beyin fırtınası yapıyorlarsa o zaman başka. Bilmiyorum 5000 sayfayı okumadım.
Okuyan birisi bizi aydınlatır.
|
|
|
CAN MERCANYAN
Tarih : 23.01.2010 22:14:49
|
|
Bu ülke Ahmet Altan’a, Mehmet Baransu’ya Yasemin Çongar’a, kısacası Taraf’a taraf olmak zorundadır.
Yoksa her an camide, namazda veya şadırvanda abdest alırken ölme riski ile karşı karşıyadır.
|
|
|
GENÇ TUNA
Tarih : 26.01.2010 14:12:09
|
|
Eğer bir yargı mensubu bu şekilde orduya saçma sapan suçlamalar yöneltiyorsa, garibim vatandaşım ne desin.
AKP bu organizasyonun imal ettiği sahte darbe belgeleri ve sahte suikast iddiaları ile gündemi isteği doğrultusunda meşgul ediyor...
Böyle saf sözde aydınlarımızı uyutuyor maalesef..
Siz orduyu bu kadar eleştireceğinize Yargının F tipi yapılanmasına dikkat çekin...
Onun için diyorum ki Yargı birgün herkese lazım olur...
|
|
|
BALABAN
Tarih : 26.01.2010 14:27:07
|
|
Ülkedeki demokratik kuruluşlar, senin de içinde bulunduğun hukuk organları, basın, ilerici-devrimci istekler; hatta işçi hakları baskı altına alınmaktadır.
Belki ordunun yıllar öncesi halka çektirdiği darbe eziyeti olmuştur...
Ama unutulmamalıdırki şu anda AKP’nin yaptığı da sivil bir darbedir...
Faşizimdir, Diktatoryadır..
Lütfen Ordumuzu yıpratmayalım...
F tipi yapılanmanın ekmeğine yağ sürmeyelim...
|
|
|
CEMİL
Tarih : 26.01.2010 15:08:31
|
|
Nedense kimse Türkiyede yaşanan yangından, yoksulluktan, açlıktan, sefaletten, işsizlikten,yapılan soygundan, hırsızlıktan, talandan, yapılan zamlardan, adam kayırmalardan bahsetmiyor.
Ama gündemi değiştirme konusunda AKP uzmandır...
Asker bizzat söylüyor darbe dönemi kapandı....
Siz isteseniz de artık asker darbe yapmaz....
Biraz düşünelim...
Orduya saldırılar kime yarar sağlıyor?
Ordu düşmanları kimlerdir?
Kimler orduyu sevmiyor?
Biraz düşünün, tezgahı kimlerin kurduğunu bulacaksınız...
|
|
|
KIRMIZI
Tarih : 26.01.2010 15:25:04
|
|
Genç Tuna, Balaban ve Cemil’e...
Darbeciler derken neden olayı çarpıtıyorsunuz?
Kenan Evren darbeci değil miydi?
Yaşını büyütüp astığı çocukların hesabını verdi mi?
Sizce yaşanan tüm bu olumsuzluklar (açlık, sefalet, işsizlik v.s.) 12 Eylül döneminin kalıntıları değil mi?
Evet, darbecilerden, özellikle sayesinde benim de travma yaşadığım Netekim hazretlerinden hesap sorulmalıdır ve sorulacaktır da...
|
|
|
GEMİCİ
Tarih : 26.01.2010 15:28:19
|
|
Elbette öyle bir şey varsa hesap sorulmalıdır.
Zira bunun yanın da yargıyı ele geçirmek isteyen zihniyettende de sandıkta hesap sorulmalıdır...
Yorumcu kardeşimiz Cemil çok güzel özetlemiş...
Birileri tezgahı iyi yere açmış...
|
|
|
CEMİL
Tarih : 26.01.2010 15:47:28
|
|
Kırmızı adlı yorumcu arkadaşa...
Kenan Evren yaşıyor, adresi de belli, gitsinler yargılasınlar...
Ama durum farklı onların hedefi farklı...
|
|
|
|
|
| Sizin Yorumunuz |
|
|
YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.
2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.
3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.
4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.
5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.
6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.
7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.
8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.
|