Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > Duygu SUCUKA

  Tarih : 19.11.2009 Bu yaziyi 560 kişi okudu.   


SEÇMENİN OYU TARİFE DEĞİŞTİRDİ
DUYGU SUCUKA

SEÇMENİN OYU TARİFE DEĞİŞTİRDİ

Ve kömürden, gıda paketinden beyaz eşyaya terfi etti. Yakın gelecekte ev-araba anahtarına dönüşürse şaşırmamak lazım.

Siz ki kazanacağınıza inanıyorsanız, iktidar olmaya devam edeceğinize inancınız tamsa, seçimlere beş kala neden bu kadar hediye dağıtıyorsunuz? Bu kadar dağıtmak neye delalettir? Kazanacağınızdan şüpheniz olduğuna mı acaba? Yoksa %70 oy alacağız iddiasına girdiğiniz için mi? Bırakın bu çabaları da kendinize olan özgüveninizi biz vatandaşlar görelim.

Şu yardım bilmecesine önce muhalefet açısından bakalım:

Şimdi muhalefetiyle, basınıyla, herkes kalkmış Tunceli Valisine yükleniyor. Yok efendim suç işliyor, yok efendim kimseyi dinlemeden beyaz eşya dağıtmaya devam ediyor diye. Neden Vali hedef seçildi anlamış değilim. Daha geçen yıl Başbakan “Benim Valim o kömür kamyonlarının üzerine çıkacak ve vatandaşıma kömürü bizzat kendisi dağıtacak” demedi mi? Vali de, kaymakam da emir kulu değil mi? Yanlış hedef muhalefete bir şey kazandırmaz.

Gelelim yardımların kimin cebinden çıktığına. Bence en önemli konulardan birisi budur. Bu uygulamada, görünürde birinden alıp diğerine vermek gibi bir durum yoktur. Ama birine verirken diğerinin hakkını ihlal etme vardır. Bu dağıtılan yardımlar herhalde Çin’den, Arabistan’dan ya da Amerika’dan hibe olarak gelmiyor. Veya bu ülkeyi yönetenlerin cebinden çıkmıyor. Öyleyse bunun kaynağı tüm vatandaşları ilgilendirir. Çünkü tüm vatandaşların eşit olarak hak sahibi olduğu devlet bütçesinden yapılıyor bu yardımlar. Öyleyse tüm vatandaşların bu hediyelerden alma hakkı vardır. Eğer ki siz kömürü olmayana kömür, beyaz eşyası olmayana beyaz eşya, mobilyası olmayana mobilya dağıtıyorsanız arabası olmayanın da araba isteme hakkı doğuyor, ona da araba verin lütfen.

Geçenlerde bir toplu taşım aracında arkamda oturanların konuşmasına şahit oldum. Genç olanı şöyle diyordu: “Abi ben de yarın AKP’ye gidip buzdolabı isteyeceğim”. Diğeri de “İste ama oyunu da verme” diyor. “Olur mu abi, cep telefonuyla attığın oyu belgelemeni istiyorlarmış” diye yanıtlıyor. Bu düşünce ve söylenenlerin gerçek olmayacağını varsayarak, sadece halk arasında bir yaptırım ve inandırma efsanesi yayma çabası olduğunu düşünüyorum. Bir de aklıma takılan şu soruyu sormadan geçemiyorum: Bu kadar büyük yardımlar yapılan kişi veya kişilerin oy garantisi nerededir?

AKP iktidar olduğundan beri dağıtılan yardımlarla kaç holding kurulurdu şimdiye kadar, kaç bin kişiye iş olanağı sağlanırdı bilemem. Ama bu yardımlar yatırım sektörüne yönlendirilseydi kesinlikle önemli bir kesim işsizlikten kurtulurdu. Milli Eğitim Bakanı defalarca çıktı ekranlardan Doğu-Güneydoğu’daki ailelere her ay para yardımı yaptıklarını söyledi. Doğu-Güneydoğu’da bu kadar yardım dağıtıyorsanız en azından oralardaki belediyelerin hepsini almanız şart olmuştur.

Geçen seçimlerde, çiftçi vatandaş, destekleme fonlarıyla memnun edildi. İşsiz-güçsüz vatandaş para, kömür, gıda yardımlarıyla taraftar yapıldı. Ve iktidar partisi bunun faydasını gördü, iktidar olmaya devam etti. Yardıma muhtaç olanlar elbette bir yere kadar desteklenmelidir. Ama bu konu abartılır ve sunileştirilirse ve popülizme dönüştürülürse o zaman toplumun huzuru kaçar. Yapılan yardımlar da yardım olmaktan çıkar ve hiçbir hayrı olmaz.

Yardımlara bir başka boyuttan bakınca ‘nereden geliyor bu değirmenin suyu’ deyimi çağrışım yapıyor. Bu kriz ortamında, İMF ile anlaşma yapsak da bir dilim kredi serbest bırakılsa, biraz daha borca girsek çabaları arasında fak-fuk fona bu kadar para ayırabiliyoruz demek ki. Madem öyle, şu yardım fonlarını makul düzeye çeksek de İMF’ye yol versek daha iyi olmaz mı?

Her seçimde çıtayı yükselten, tarifeyi yükselterek değiştiren ‘seçmenin oyu’ oldu maalesef. Ancak bu oyuna dur diyecek olan gene seçmenin kendisidir. Bu da yardım değil iş isteyen bir seçmen görüntüsü doğduğu zaman mümkündür.

dsucuka@hotmail.com

Yorumlar


 Bu yazı için henuz yorum yapılmamış.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.

 

FARUK ARVAS HOCAYLA RAMAZAN SOHBETLERİ

RAMAZAN AYINA KAVUŞURKEN (15)
Makalelerin tümünü okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1675.htm

 

SON HABERLER
KIZILAY’IN YARDIM ELİ ...
SİİRT BELEDİYESİNDEN T...
KESK: HUKUK ÇİĞNENİYOR
REFERANDUM SEÇMEN KÂĞI...
İLİM YAYMA CEMİYETİ YU...
HAYDİ! PAKİSTAN’A YARD...
BOYKOTUN CEZASI 22 LİRA
ÇIRAV FESTİVALİNE YOĞU...
ÖLÜM TACİRLERİNE SABAH...
MEZARLIKTA OLAYLI GÜN

GÜNÜN SÖZÜ
İNSAN NE KADAR AZ ŞEY BİLİRSE
O KADAR ÇOK ŞEY BİLDİĞİNİ SANIR

 

GÜNÜN AFORİZMASI
HAYAT BİR OYUNDUR. KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN YOKMUŞ GİBİ OYNA.

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BEN ŞAİRİM,
GAYBI KURCALAYAN ÇİLİNGİR,
CANLI CENAZELERİNİN BAŞINDA
MÜNKER-NEKİR
(NECİP FAZIL)

 

GÜNÜN FOTOĞRAFI (BARO FOTOĞRAF DERSLERİ)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

SON YORUMLAR

CAN MERCANYAN
Latif bey 2 gün önce Ahmet Altan’ın köşe yazısını okumanızı öneriyorum. Kimin nerde ve...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_616.htm

NAİL
Yani "Hayır" demeye de bi kılıf uydurabildiniz ya. Hayret doğrusu. Şunu desenize 30 yıl ohal biz...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_611.htm

NAİL
Nerdeeeee. Kimi tarif etmişsiniz? Bu vasıflar ancak peygamberlerde veya peygamber varisle...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

ALP
Aman Serdar kardeşim, yaşadığım tecrübeden biliyorum. Bu tür ikili münakaşaların son cümlesi...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

M. CAN
Ergenekon’un değirmenine su taşıyan bir zihniyet nasıl oluyor da Ergonokon’u eleştiriyor? Referan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1717.htm

M. CAN
Ak Parti iktidar olmadan önce KESK neden masaya oturdu? Cevap: Çünkü Sol hükümet iktidardaydı...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1723.htm

HAKAN MALGİL
Çoukluğumda kim bilir kaç kez zorunlu ziyaretlerde bulunduğum, bembeyaz saçları ve...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_146.htm

RESSAM HALİS GÜNGÖR
Kim olursa olsun... Makamı ve rütbesi ne olursa olsun... Kimse ama hiç kimse kanunların ve ya..
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

HAKAN MALGİL
Edip Turhan’ın en büyük torunu olarak onunla en uzun süre yaşamış olmanın ne denli büyük bir...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_583.htm

 

GÜNÜN YORUMU

DÜNYA DÖNMESE Mİ?

Dünya dönmesine dönsün de... Tersine dönmese bari.

Hoş tersine dönse de, dursa da, alıp başını galaksinin bir ucuna çekip gitse de değişmeyecek insanlar vardır, olacaktır.

Sorun Dünyada değil belki. Belki sorun postmodern zamanların bize attığı en büyük yalandadır: Bireyselleşmek!

Bunun adı bireyselleşmek olsa da, astarı egoizmden, bencillikten, oportunizmden başka birşey değil.

Sonuç: Yalnızlık!

Kocaman bir şehirde, tanıdık onca insan içinde koskoca bir yalnızlık. Yalıtılmışlık.

Tabi bu yalnızlık bazen sizin tercihiniz olur; reddedersiniz maskeli baloları ve oranın müdavimlerini.

Bazen de yalnızlık bir seçim değil, dayatmadır. Maskeliler sizi reddeder. Dışlar!

Günün sözü (veya aforizması) bölümünde geçenlerde şöyle bir söz vardı, hoşuma gitmişti:

"Kolayına kaçıp herkes gibi olabilirdim. Ama ben daha kolayını seçtim; kendim oldum," diyordu.

İşte kendi olmanın bedeli: Yalnızlık.

(Not: Yalnızlık kelimesini kendim için seçtim.)

Esen kalın, hoş kalın...

MEMEEEEET
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

 

GÜNÜN FIKRASI

CAMCI

Kadının penceresinin camı kırılır. Camcıyı arar ve sipariş verir. Yarım saat sonra zil çalar. Gelen camcıdır.

Kadın kapıyı açar ve kırılan camı gösterir. Aradan beş dakika ya geçer ya geçmez zil tekrar çalar.

Kadın, kim o? der.

Benim, camcı diye bir ses gelir dışarıdan.

Kadın, sanırım bir karışıklık oldu. Çağırdığım camcı az önce geldi, der.

İşte o benim abla, der camcı. Pencereden düştüm, aç şu kapıyı…

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

 

DERSİMİZ TÜRKÇE
Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

 

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.