
SOHRAM-CASRA
İşkence ve Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmetler Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi
KURUMUMUZ HAKKINDA GENEL BİLGİ
Kurumumuzun temel ilkesi her türlü politik yapılanmadan bağımsız olmasıdır.
Merkezimizin temel amacı her türlü şiddetten işkence, savaş, iç karışıklık, sosyal çalkantı, aile içi şiddet ve taciz, sokakta saldırı, göçten etkilenme... vs (kendisi veya yakınları) etkilenmiş kişilere sosyal hizmet, eğitim desteği, hukuksal destek, psikolojik ve fiziksel rehabilitasyon ve adaptasyon hizmeti vermektir.
Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır.
Kurumumuz rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılımını komple bir çalışma olarak ele almaktadır. Kurumumuz hizmet verdiği bireylerin topluma özgür ve etkin bir birey olarak katılımını sağlamayı amaçlamaktadır. Hizmet verdiği şiddet mağdurlarının; psikoterapi, sağlık rehabilitasyonlarının yanı sıra bu mağdurların aile bireylerini de aynı kapsamda ele alarak çocuklarına eğitim yardımlarının yanı sıra aileye sınırlıda olsa sosyal yardımlar yapmayı amaçlamaktadır.
Merkezimiz bu amacını gerçekleştirmek için yaptığı çalışmaların ana hatlarını;
1- Eğitim desteği ve kurslar
2- Psikolojik Destek
3- Sağlık desteği
4- Hukuksal destek
5- Sosyal yaşama yeniden adaptasyon
6- Kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı.
7- Sosyal yaşamda rehberlik çalışmaları olarak belirleyebiliriz.
Umutsuzluk Ortamının Yansımaları
Toplumumuz vadedilen açılım reformlarına büyük umutlar bağladı. Çatışmalar duracak, çocuklarımız ölmeyecek, yıllardır kokusunu özlediğimiz evlatlarımıza kavuşacak, güvenlik sorunlarımız bitecek, cezaevleri boşalacak, bugüne kadar yok sayılan haklar verilecek, toplumsal istikrar sağlanacaktı ve insanlara iş ve aş olarak yansıyacaktı... Bunlar toplumumuzun 2009 yılında umut bağladığı vaatlerdi.
21. yüzyılda idam cezası gibi çağdışı ve geri döndürülemez zararlara yol açan bir uygulamadan kurtulan ülkemiz ne yazıkki siyasi alanda idam cezasıyla aynı anlama gelen Parti kapatma gibi çağdışı bir uygulamadan kurtulma olgunluğuna ulaşamadığını DTP yi kapatarak göstermiştir. SOHRAM Ülkemizin siyasi idam anlamını taşıyan parti kapatmalaradan bir an önce kurtulmasını temenni etmektedir.
Kamuoyunun dikkatle yakından izlediği gibi, bölgemizde ne yazık ki 2009 da gelişen olaylar sebebiyle umutlar boşa çıkmış şiddet ortamı yeniden hakim olmuştur. Oluşan bu şiddet ortamında resmi açıklamalara göre 2009 yılı içerisinde, 327 kişi (Asker, sivil, polis ve PKK üye ve sempatizanı) hayatını kaybetmiştir. Bu çerçevede yapılan operasyonlar sebebiyle gözaltına alınan ve tutuklananların sayısında olağan dışı bir artış kaydedilmiştir. PKK ve DTP’nin İntifada benzeri protesto ve eylem çağrıları 2009 da da, ne yazık ki görülmemiş sayıda çocuğun bu tür eylemlere katılımını, gözaltına alınmasını, işkence ve kötü muameleye maruz kalmasını ve hatta tutuklanmasını beraberinde getirmiştir. Ayrıca bu tür eylemler sonucunda Kürtler ve Türkler arasında bu güne kadar görülmemiş bir öfkenin oluşması ve bazı olaylara yansıması gözlemlenmiştir. Bu olaylar bazı çevrelerce tırmandırılmaya çalışılan Şovenizmin gelişmesine sebep olmuştur.
2009’un son 3 ayında Öcalan’ın avukatlarının, Öcalan’ın cezaevi koşulları ile ilgili yaptıkları açıklamaları ve DTP’nin protesto çağrısıyla bölgemizin tansiyonu her zamanki gibi yükseltmiştir. Bunların sonucunda şehirlerde, köylerde ve kırsal alanda yapılan operasyonların sayısında ciddi bir artış gözlemlenmiştir. Bu duruma paralel olarak gözaltına alınan, işkence ve kötü muamele görenlerin sayısında ciddi artışlar gözlemlenmiştir. Tahminimize göre binlerce insan gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların gerçek sayısını bilmek imkânsız olduğu kanısındayız. Gelişen bu olaylar sonucunda ne yazık ki işkence ve kötü muamele sorgulamalarda yeniden çok sık kullanılan bir sorgulama metodu olarak kullanılır hale geldiği gözlenmektedir.
SOHRAM oluşan bu cinnet ortamında tüm politik kaygılardan uzak akli selimin hakim olması yolunda çağrılar yapmış ve çaba sarf etmiştir. SOHRAM oluşan bu şiddet ortamının sonuçlarının daima yeni travmaların oluşmasına ve yeni işkence ve şiddet mağdurlarının oluşacağının bilincinde şiddet ortamına son verilmesi çağrılarını yineleyerek şiddet ortamının sona erdirilmesi çabalarını devam ettirmiştir. Bu çerçevede kamuoyunda taş atan çocuklar olarak adlandırılan çocukların ağırceza mahkemelerinde yargılanmamaları gerektiği ve gerekli reformlarla ile ilgili olarak adalet bakanlğına taleplerimizi içeren mektup yazıldı.
KURUMUMUZUN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ETKİNLİKLER
•Kurumumuzun 2001 yılından beri yürütmüş olduğu İşkence ve şiddet mağdurları için psikoterapi ve tedavi hizmetleri bölgemiz için önemli bir hizmete haline gelmiştir. Bu etkinliğimiz sonucunda psikoterapi’nin önemi bölgemizde önemsenir bir gerekliliğe dönüşmüştür. Bu hizmetten yararlanan mağdurların tümü bu hizmeti almak için SOHRAM’a gelmektedir. Bölgemizin yukarda anlattığımız son durumu sebebiyle bu hizmetten yararlanmak için kurumumuza müracaat edenlerin sayısında 2009 da kurumumuzun kapasitesini ziyadesiyle aşan olağanüstü bir artış gözlenmiştir. Bu olağanüstü artış sebebiyle kurumumuz ciddi bir mali sıkıntıya düşmüştür. Bugüne kadar hep kendi sınırlı imkânlarıyla çalışmalarını sürdürmeye çabalayan kurumumuz, Mağdurların müracaatlarındaki olağanüstü artışa cevap verebilmek için acil olarak mali desteğe ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda duyarlı olan herkesi ve kurumları katkıda bulunmaya çağırıyoruz.
•Kurumumuz SOHRAM’in BM insan hakları bölümü İşkence ve kötü muamele bölümünden talep ettiği teknik destek 2009 da da tekrar yenilenmiştir.
•Kurumumuz gönüllüleri arasında burs amaçlı bir fon oluşturulmuştur. 2010 yılında bu fonun daha işlevli hale getirilmesi ve genişletilmesi ile ilgili planlamalar yapılmştır.

•Sohram bu yıl sosyal ve kültürel kimliğimizin kaynaklarını tanıtmak ve hissettirmek amacıyla altıncısını düzenlediği Siirt Şeyh Süleyman, Tillo ve Veysel Karani ziyaretine 1000’in üzerinde kişi katıldı.

•Merkezimiz butiğinden her gün ihtiyaç sahiplerine duyarlı insanlarımızın bağışladığı, kullanılmış veya yeni elbise ve eşya dağıtımı yapıldı. Merkezimizde her gün bu ihtiyaç sahiplerine hizmet verilmektedir, bu amaçla; 2'980 kişi elbise ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 27’850 parça elbise ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 5’786 kişi yararlandı.
•Her argümanın (Din, Politika vb) pervasızca kullanılarak insanların ötekileştirilmeye çalışıldığı bir dönemde, Toplumumuza yeni bir bakışı ve vizyonu getirdiğine inanarak gelenekselleştirdiğimiz; Kültürlerarası ve dinler arası barışın temellerinin kavranması amacıyla merkezimizde “Diğerleri bizim gibidir, Bizler diğerleri gibiyiz” konulu seminerimize 2009 yılında da devam edildi. Bu seminerler aracılığıyla Dinler ve kültürler arası tolerans geliştirilmeye çalışıldı.
•Kültürel köklerimiz ve sosyal şekillenmemiz de önemli bir role sahip olan Kurban ve Ramazan bayramlarını her yıl olduğu gibi merkezimizde hizmet alanlar, aileleri, çalışmalarımıza duyarlı insanlar ve gönüllülerimizle kutlamalar gerçekleştirildi. Bu kutlamalar yüzlerce kişi katıldı.

•15 Haziran 2009’da onbirincisini düzenlediğimiz geleneksel piknik gezimiz bu yıl 26 Haziran BM İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele etkinlikleri çerçevesinde “İşkence ve Kötü Muameleye sıfır Tolerance” teması altında düzenlenmiştir. Merkezimizden hizmet alanlar, aileleri ve duyarlı insanların katılımıyla yaklaşık 1'000 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Büyükşehir, Yenişehir, Sur ve kayapınar Belediyeleri, Özlem Diyarbakır seyahat firması, Yenisehir sürücü kursu araç desteğinde bulundu. Piknik şenliğimizde canlı müzik dinletisi, animasyon gösterileri, çocuklara ve yetişkinlere yönelik etkinlikler, sabah kahvaltısı ve öğlen yemeği gönüllülerimiz tarafından organize edilmiştir. Sunulan yemekler EFEM yemek fabrikası tarafından ücretsiz olarak pişirildi.
•SOHRAM üyesi olduğu Cenevre’deki BM Uluslararası İşkence ve kötü Muameleyle Mücadele örgütü OMCT’nin ihtiyaç duyduğu 2 mülteci dosyasının SOHRAM tarafından ekspertizi yapıldı.
•OMCT’nin (Uluslararası İşkenceyle Mücadele Orgütü) ve Urgent Action’un (Acil Eylem) bilgilendirmeleri doğrultusunda, dünyanın çeşitli ülkelerindeki insan hakları ihlalleri, idam cezasının uygulanmaması, çocuk - kadın ve genelde insan hakları ve çevre hususunda yapılan acil çağrılar için ilgili devletlerin kurumlarına (Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Devlet Başkanları. vb.) 278 yazı yazıldı.
•Kurucumuz M. Yavuz Binbay ve Psikologumuz Yunus Emre Ayna'nın sunumuyla 26 Haziran BM Uluslararası İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele günü dolayısıyla merkezimiz salonunda “Çocuk Hakları ve Çocuk İstismarı” konulu seminer verildi.
•BM İnsan Hakları Haftası çerçevesinde 14 Aralık 2009 de “Bölgemizde Çocuk Hakları” konulu bir seminer ve IRCT’nin hazırlamış olduğu İşkence konulu CD gösterime sunuldu.
•OSS öğrencilerimize sınav kaygısı, sınav stresi ilgili psikolojik destek hizmetleri merkezimiz Psikolojik destek bölümü tarafından verildi.
•SOHRAM her yıl olduğu gibi Dicle üniversitesi psikoloji bölümü son sınıf örgencilerinden iki örgenciye staj imkânı sağlandı.
•Anneler günü kurumuzdan destek alan ve katılmak isteyen tüm annelere açık bir kutlama kurumumuz salonunda yüze yakın annenin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılan annelere gönüllülerimiz ve çocuklarımız tarafından hazırlanan canlı müzik dinletisi, gönüllülerimiz tarafından hazırlanan yiyecek, içecek ve birer karanfil sunulmuştur.
• Her yıl olduğu gibi 24 Kasım öğretmenler gününde kurumuzda hizmet veren gönüllü ögretmenlere örgencilerimiz ve sosyal hizmet bölümümüz bir kutlama organize ettiler.
•Sosyal hizmet bölümümüz ve rehber psikologlarımızın ortak çalışmasıyla örgenci ailelerine aile içi iletişim ve ruh sağlığıyla ilgili hizmetler verilmiştir.
•SOHRAM’ın kuruluşundan beri 9 yıllık süre içerisinde MEDYA-NET bilgisayar ve Erdal Yamaç kurumumuza ücretsiz bilgisayar bakım ve onarım teknik desteği devam ettirmiştir.
EĞİTİM DESTEĞİ VE KURSLAR
SOHRAM kuruluş amacı çerçevesinde, Şiddet ortamından etkilenen çocuklara eğitim desteği projesi kapsamında bu güne kadar toplam 734 öğrenciye eğitim desteği, psikolojik destek ve sosyal hizmet destekleri sunarak bu çocuklarımızın eğitimlerini devam ettirebilmelerine olanak sağlanmıştır. İlkokuldan beri destek verdigimiz çocuklarımız lise son sınıfa, Ortaokuldan beri destek verdigimiz çocuklarımız üniversiteye, liseden beri destek verdigimiz çocuklarımızdan bazıları üniversiteyi bittirip bizi gururlandırarak başarıyla hayata atıldı, digerleriyse üniversiteyi bittirmek üzere. Üniversiteye giremeyen lise mezunu çocuklarımız toplumla barışık ve eğitimli birer birey olarak yaşama daha güçlü tutundu. Işte eğitim desteğimizin kelimeye yer bırakmayan gurur veren sonuçları.
Kapsama aldığımız öğrencilerin;
-Üniforma, yazlık ve kışlık ayakkabı, beden eğitimi ayakkabısı, iç çamaşır, gömlek, çorap vb. tüm ihtiyaçları
-Tüm okul ihtiyaçları ( kalem, defter, kitap, çanta, ..vb)
-Yol masrafları ve küçük ihtiyaçlarını karşılayacak cep harçlığı
-Fotokopi masrafları
-Hafta sonu ve hafta içi kursları için etüt odası için gerekli malzeme
-Merkezimiz kütüphane hizmetlerinden
-Yılsonu piknik gezisi
-Merkez mutfağından öğlen yemekleri imkânlarından yararlanmaktadırlar.
Eğitim desteği ile ilgili aktiviteler
•2008–2009 eğitim yılında 32 gönüllü öğretmenle hafta sonları merkezimizde etüt dersleri, tamamlayıcı kurslar üniversite (LYS) ve (SBS) hazırlık, açık öğretim kursları verildi, Bu hizmetlerimizden toplam 203 öğrenci yararlandı.
•Dicle üniversitesine kayıt yapan 5 öğrencimiz kurumumuzda gönüllü öğretmen olarak hizmet vermektedir.

•2008–2009 öğretim yılında üniversite sınavlarını 14 öğrencimiz başararak çeşitli üniversitenin bölümlerine kayıt yaptırmışlardır. Kurumumuz desteklerinden yararlanarak Üniversiteye devam eden şu anda 37 öğrencimiz bulunmaktadır.
•BİREY, KADRO ve FİNAL dershanelerinin sağladığı kaynak kitaplardan öğrencilerimiz yararlandırılmaktadır. Bu örgencilerimiz gönüllü öğretmenlerimizin gözetiminde bu dersahenelerden sağlanan test çözmleri yapılmaktadır.
•Üniversiteye kayıt yapan öğrencilerimize kayıt masraflarının karşılanması ve burs desteği verilmiştir.
•Hafta sonu kurslara katılan örgencilerimize merkez mutfağından yemek yeme olanağı sağlanmaktadır.
Öğrencilerimize okul içi eğitimin yanı sıra geleceklerini şekillendirmeye yarayacak perspektiflerde verilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede meslek seçiminde, hayata bakışlarında onları yönlendirecek perspektifler verilmektedir.
İki stajyer psikologumuz rehberlik çalışması yürütmektedir.
Özellikle dinsel çatışmaların ve ayırımcılığının kışkırtıldığı bu dönemde dinler ve Mezhepler arası eşitlik bir prensip olarak benimsetilmektedir.
Eğitim sonrası bir meslek sahibi olunduğunda aynı amaçlara gönüllü hizmet verme ideali benimsetilmektedir. Şiddet ortamının yarattığı olumsuz etkiler sonucunda topluma olan kaybolmuş güvenlerini yeniden sağlamak ve onları yeniden geleceğe umut duyan birer birey haline getirmek amaçlanmaktadır.
Kurumumuza müracaat eden okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğrenmeleri için destek sunulmuş ve sertifika almaları için ilgili kurumlara yönlendirilmiştir.
Çeşitli sebeplerle okuluna devam edememiş yetişkinler, açık öğretime yönlendirilerek eğitimlerini devam ettirmeleri sağlanmıştır. Ayrıca Açık öğretim örgencilerine sınava hazırlanmaları amacıyla gönüllü öğretmelerimiz aracılığıyla kurslar verilmiş, kurumumuz kütüphanesinden yaralanma imkânı sağlanmıştır.
PSİKOLOJİK REHABİLİTASYON
•Sohram Psikolojik destek birimi dokuzuncu hizmet yılına girmiştir. 2001 Eylül ayında bir psikolog ve 3 görüşme ile başlayan hizmet, giderek artan bir ivme ile 2009 yılında 4 psikolog ve 250’i aşkın görüşmeci kapasitesiyle bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verecek kapasiteye ulaştırılmıştır. En önemlisi ciddi bir toplumsal travma geçiren ve uzmanların psikolojik destek alması gerekenlerin sayısını yüz binlerle ifade edildiği bölgemizde, psikolojik desteğin önemini ve gerekliliğini kurumumuz 1'750’i aşkın mağdura hizmet vererek bölge halkımıza bu hizmeti benimsetmiştir. Kurumumuz bu alanda uzman psikolog desteğiyle hizmet veren tek kurumdur.
•2009 yılında da giriş bölümünde değindiğimiz sebeplerden dolayı, yeniden yükselen şiddet olaylarına paralel olarak artan operasyonlar sebebiyle merkezimize tedavi amacıyla müracaat eden mağdur sayısında büyük bir artışa neden olmuştur.
•Dokuz yıllık Sohram Psikolojik destek biriminde yapılan görüşmelerde tespit ettiğimiz en önemli bulgu şiddet veya işkence mağduru bireylerin uzun zamana dayalı psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduğunun yanı sıra; belirli bir süre sonunda (2-4 veya 8 ayda sürse) kişinin görüşmelerin sonlanmasından yaklaşık 3 – 4 aylık bir aradan sonra tekrar görüşme isteğinde bulunduğudur. Işkence ve şiddet magdurları asgari 3-6 aylık bir destek peryoduna ihtiyaç duymaktadırlar.
•Şiddet ve İşkence mağduru bireylerin özellikle şiddete uğradıklarını profesyonel ortamda bir uzmanla paylaşmalarının kendileri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmektedir. Kişide oluşan güven öz benlik kazanımı, kendini değerli önemli hissetme gibi duygulanımları sosyal ortamda toplumsal uyuma da pozitif olarak yansımaktadır. İşte bu yansımanın belirli dönemlerde zayıf kalması durumunda kişi psikolojik desteğin tekrarını arayabilmektedir.
•Belirli dönemlerde olmak üzere görüşmeye başvuranların çoğunlukla kadınlar olduğu görülmektedir. Bu da toplumsal yaşantıda feodalitenin baskıcı aile yaşantısına getirdiği sonuçların etkisidir. Aile içi şiddet, dayak formatından çıkarak aile içi taciz, cinsel istismar yaşantılarının açığa çıkması şeklinde hemen olmasa da psikolojik destek süreci içerisinde ortaya konan gerçekler olarak saptanmaktadır.
•Bu durumdan mağdur bayanların da görüşme sürecinde öncelikle maruz kaldıkları bu davranışı pasif kabullenme boyutundan aktif farkındalık boyutuna, bu durumla yaşayabilme ve mücadele edebilme düzeyine geçebildikleri gözlenmiştir.
•Şiddet, işkence, aile içi şiddet, taciz veya cinsel istismar mağdurlarının psikolojik destek süreci sonucunda elde ettikleri en büyük ortak kazanım kendilerinin maruz kaldıkları her ne olursa olsun affedilmez gerçekler olduğu ve bu gerçeklerle mücadele edebilecek bir Özgüven benlik ve ego güçlerinin olması gerekliliğidir. Nitekim uzun yoğun ve sabırlı bir süreç sonucunda bu kazanımlar ile bireysel ve toplumsal ruh dinginliği bununla birlikte farkındalığı yüksek daha huzurlu uyumlu ve üretken bir yaşama dönüşecektir.

Psikolojik rehabilitasyon servisimiz sürekli çok sınırlı bir bütçeyle çalışmalarını sürdürmek durumunda kalmıştır. Her ne kadar hizmetlerimize bunu yansıtmamaya gayret göstersekte, her geçen gün hizmetlerimize devam edebilmemiz için ciddi bir ek desteğe ihtiyaç duymaktayız. Bu konuda tüm duyarlı kişilerin ve kurumların desteklerini beklemekteyiz.
Oysa bilindiği gibi bölgemizde yaşanan toplumsal şiddet ortamı sebebiyle Toplumsal Travma boyutlarındaki sonuçlar ciddi anlamda tehlike sinyalleri vermektedir. Aile içi şiddet geleneksel yapı ve kültürel mantalite ve terimler ve olguların yerinde kullanılmaması bu olayları teşvik etmektedir. Şiddetin yoğun bir biçimde uygulanması sebebiyle işkence kadar ağır tahribatlara yol açmaktadır.
Bölgemizde ayrıca politik örgütler içinde de şiddet, kötü muamele ve psikolojik baskı yaygın bir biçimde uygulanmakta ancak hiçbir kesim tarafından dile getirilmediği ve ilgilenilmediği için tahribatları daha derin olmaktadır.
Merkezimiz 2009 yılında 253 şiddet ve işkence mağduruna tedavi hizmeti vermiştir.
Rehabilitasyon Sunusunun Tanımı
Merkezimiz İşkence ve Şiddet sonrası Fiziksel ve Ruhsal Tedavi ve adaptasyon Merkezi genel hatlarıyla travmaya maruz kalmış bireylerin, fiziksel ve ruhsal tedavilerinin yapıldığı bir tedavi ve sosyal yaşama yeniden adaptasyon merkezidir. İlk başvuru sırasında başvurucuya ait sosyo-demografik bilgiler, maruz kaldığı şiddet ve işkence yöntemleri, varsa cezaevi yaşantısına ilişkin bilgiler öğrenilmekte ve başvurucu için hazırlanan dosya incelenmektedir. Başvuruyu takiben yapılan fiziksel muayene sonrası düşünülen ön tanının gereği laboratuar, radyodiagnostik yöntemlerle ve gerekli konsültasyonlar eşliğinde tanıya ulaşılarak, hekimlerin önerileri doğrultusun da gerekli tedavisi merkezin sekretaryasının koordinasyonuyla bir tedavi programı uygulanmaktadır. Başvuru sırasında yapılan muayenede şiddete işkenceye bağlı psikolojik travma ve travma şekillerine rastlanılan mağdurları, ayrıca psikiyatrik tedavi programına dahil edilmektedir.
Merkezimizde sadece bireysel görüşme uygulanmaktadır. Grup görüşme yöntemi ise uygulanmamaktadır. Bunun sebepleri olarak öncelikle bu yöntemin verdiği sonuçlar açısından değerlendirdiğimizde şiddet mağdurlarında bireysel görüşme kadar yarar sağlamaması, görüşmecilerin grup görüşmeleri programına yeterli düzeyde katılım göstermemesi, katılan görüşmecilerin ise bireysel görüşmeye göre yeterince rahat davranamaması olarak açıklanabilir.
Başvurucuların psikolojik rehabilitasyon ve genel hekimlik ile ilgili tüm tedavileri yapılmaktadır. Bu tedaviler sırasında gerekli görülen laboratuar testleri yapılmakta, hastalarımız için gerekli görülen ilaçlar temin edilmektedir. Başvurucularımızdan bir kısmı için cerrahi operasyon gerekli görülmektedir. Bu hastalarımızın gerekli cerrahi operasyonları tedavisi yapılmaktadır. Hastalar talep ettiği takdirde yol giderleri karşılanmaktadır.
Sunulan bu tedavi hizmetleri dışında hastalarımıza gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz hukuki danışmanlık desteği verilmektedir.
Başvurucularımıza ilişkin çeşitli bilgiler:
2009 yılı içinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 253 kişi tedavi olmak amacıyla Merkezimize başvuru yapmıştır. İlk kabul ve değerlendirmeler sonucunda başvuruculardan alınan bilgiler sonucu mağdurlara ilişkin çeşitli bilgiler aşağıda ki tablolarda gösterilmiştir. Merkezimize başvuran 253 mağdurdan en küçüğü 09 yaşında, en büyüğü ise 62 yaşındadır.

*Etnik köken tablomuz başvurucunun kendi beyanı üzerine belirlenmektedir.
** Bazıları köken olarak Arap olduklarını, ancak Kürtçeye asimile olduklarını ifade etmişlerdir
Mağdurların maruz kaldığı şiddet, kötü muamele ve işkence yöntemleri:
Mağdurlarımız en çok Kaba dayak, falaka uzun sûre ayakta durmaya zorlanma, hareket kısıtlanması, daha ileri derecede işkence yapma tehditleri, Filistin askısı, saçlarından sürükleme ve çekme, Küfür-Hakaret aşağılama, vücudun çeşitli noktalarına elektrik verme, çırılçıplak soyarak vücuda basınçlı su sıkma, cinsel taciz ve tecavüz tehdidi gibi yöntemler ve beraberinde vücut direncini azaltmayı amaçlayan yöntemlere maruz kalmaktadırlar.
Kaba dayak
Tecrit etme
Aç bırakma
Susuz bırakma
Uykusuz bırakma
Gözlerin bağlanması
Ölüm tehdidi
Aileye karşı tehditler
Çıplak bırakma
Betonda yatırma
Havasız yerde barındırma
İzole etme.
Kasete kaydedilmiş işkence sesleri dinletme... v.b.
Belirlenen şiddet ve işkencelerin geride bıraktığı etki ve izlerin genel bir tanımı:
İşkence ve şiddet uygulamasına maruz kalan başvurucularımızın fiziksel yakınmaları arasında ilk sırayı kas ve iskelet sistemi ile ilgili yakınmalar almaktadır Bu oranın yüksek olmasında soğuk, ıslak ve dar hücrelerde tutma, kaba dayak, falaka, düz askı, Filistin askısı gibi işkence yöntemlerinin uygulanmasının etkisi vardır. Başvurucularımızın önemli bir kısmı işkenceyi izleyen aylarda veya yıllarda başvurduğu için daha çok kronik dbnem yakınmalarıyla karşılaşmaktayız. Ancak bu yıl içinde akut dönem başvurulan da yine önemli bir oranda gerçekleşmiştir.
Kas ve iskelet sistemi yakınmalarından sonra ikinci sırayı sindirim sitemi ile ilgili yakınmalar almaktadır. Sindirim sitemi yakınmalarının temelinde ise gözaltında bulunduğu süre içinde mağdurların aç bırakılması, yine gözaltı ve cezaevi sürecinde mağdurların kötü ve sağlıksız besinlerle beslenmesi, psikolojik işkence yöntemleri ve gözaltı sürecinin bir bütün olarak yarattığı baskı ve stres sonucu oluşan psikosomatik bulgular sonucunda sindirim sistemi hastalıkları gelişmektedir.
Ayrıca Kulak-Burun-Boğaz, solunum sistemi üro-genital sistem, sinir sistemi ile ilgili yakınmalarda görülmektedir. Özellikle uykuda dengesizlik, kronik otit, sinüzit, kronîk bronşit, sistit, vajinit gibi yakınmalar, gözaltı ortamının sağlıksız, pis ve soğuk olmasından, mağdurların gözaltında bulundukları süre içerisinde tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmamasından, kaynaklanmaktadır.
Ruhsal yakınmalarla başvuran hastalarımız psikolog sorgulaması sırasında, uyku ve cinsel işlev bozuklukları, öfke patlamaları, kabuslar görme, işkenceyi hatırlatan uyaranlardan kaçınma, böyle bir uyaranla karşılaştığında fiziksel ve psikolojik tepki verme, ilgi istek kaybı, geleceğe yönelik genel bir beklentisizlik hali, güvensizlik, konsantrasyon bozukluğu gibi yakınmaların fazla olduğu dikkat çekmektedir.
Tedavilerde elde edilen sonuçlar:
İşkenceden ve şiddet kaynaklı tahribatların tedavi süreçlerinin uzun olduğu konusunda yapılan tespiti doğrulamaktadır. Bu mağdurların tedavileri 6 ayla bir sene arasında değişmektedir.
Başvurucularımızın bir bölümü tıbbi ve hukuki yardım ihtiyacı dışında sosyal yardım isteğinde de bulunmaktadırlar. Bu yardımları içeren destekler sağlanabildiğinde daha olumlu sonuçlar alınmaktadır.
Hastalara ilişkin konsültasyon istekleri özellikle psikolojik rehabilitasyon, Üroloji, Nöroloji, Dâhiliye, Kulak-Burun-Boğaz, Kadın hastalıkları, Göz hastalıkları dallarında yoğunlaşmaktadır. Bu konsültasyonlar sırasında tıbbi tahlillerde de yoğun olarak yararlanılmaktadır.
Mağdurların tüm tedavileri merkezimizce ücretsiz olarak karşılanmaktadır.
HUKUKSAL YARDIM
Bölgede yaşanan yoğun hukuksal sorunlara ve cezaevindekilere, her ne sebeple olursa olsun şiddete maruz kalmış kişilere yardımcı olmak amacıyla gönüllü avukatımız Zeynep Kaya aracılığıyla ücretsiz danışma hizmeti sunuldu. Hukuk danışma hizmetimizden bu yıl 5 kişi yararlanmıştır.
Sosyal Bölümümüz Etkinlikleri:
Ramazan ayında 46 aileye gıda yardımı yapıldı.
Merkezimizin hizmetlerine duyarlılık gösterip katkı amacıyla 9 adet kurban bağışı yapılmıştır. Bu kurbanlar; Bayram, gezi, ziyaret etkinlikleri ve Cumartesi-Pazar verilen yemeklerde amacına uygun olarak sunulmuştur.
Merkezimizde bir mevlit yemeği verildi.
Sosyal hizmetler servisimiz aracılığıyla, sağlık güvencesi olmayan ailelerin Yeşil Karttan yararlandırılması için gerekli işlemleri yapabilmeleri için destek verildi. Bu hizmet sonucunda ihtiyaç sahibi insanlarımıza yeşil kart alabilmesi için müracaatlarında yardımcı olundu. Bu hizmetin verilmesi sürekli hale getirtildi.
Merkezimizde düzenlenen butikte ihtiyaç sahiplerine kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı yapıldı. Bağışı yapılan eşya ve elbiseler gönüllülerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır hale getirtildi. İhtiyaç sahipleri haftanın her günü hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir. Bu amaçla; 2.980 kişi elbise ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 27.850 parça elbise ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 5.786 kişi yararlandı.
Siz de butiğimize katkıda bulunarak ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz.
Faaliyetlerimizi size daha iyi duyurabilmek amacıyla hazırlanan www.sohram.com sitemiz hizmetinize sunulmuştur.
Siz duyarlı dostlarımızın maddi ve manevi katkıları hizmetlerin yaygınlaşmasında büyük önem taşımaktadır. Siz de bir çocuğun geleceğini kurmasına veya acılı bir yüreğin acısını hafifletmek için katkıda bulunabilirsiniz. Bu konuda tek kaynağımızsınız. Telefon ve mail adresimizle bizimle bağlantı kurmaktan çekinmeyiniz. Bu konuda çalışmalarımızı güçlendirecek ve yön verecek katkılarınızı ve önerilerinizi bekliyoruz.
Bir hizmet almaya ihtiyacınız varsa hiçbir ücret ödemeden ihtiyacını duyduğunuz hizmeti sadece merkezimize başvurarak veya telefon ederek alabilirsiniz.
Gönüllülerimize ve katkı sunanlara verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür ederim.
Saygılarımla
Mim Yavuz Binbay
Kurucu Genel Başkan
Adres: Kurt İsmail Paşa 2. Sokak Demiray Apartmanı Kat: 3 No: 8 Ofis / Diyarbakır
Tel: 00 90 412 224 44 77
e–mail : sohram@hotmail.com
web-site: www.sohram.com |