Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > SOSYAL YAŞAM

  Tarih : 14.10.2009 00:42:54 Bu haberi 2.038 kişi okudu.   


SOHRAM-CASRA FAALİYET RAPORU
Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır.

SOHRAM-CASRA FAALİYET RAPORU

İşkence ve şiddet Mağdurları için Sosyal Hizmetler Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi                                           

KURUMUMUZ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Kurumumuzun temel ilkesi her türlü politik yapılanmadan bağımsız olmasıdır.

Merkezimizin temel amacı her türlü şiddetten işkence, savaş, iç karışıklık, sosyal çalkantı, aile içi şiddet ve taciz, sokakta saldırı, göçten etkilenme... vs (kendisi veya yakınları) etkilenmiş kişilere Sosyal Hizmet, eğitim desteği, hukuksal destek, psikolojik ve fiziksel rehabilitasyon ve adaptasyon hizmeti vermektir.

Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır.

Kurumumuz rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılımını komple bir çalışma olarak ele almaktadır.  Kurumumuz hizmet verdiği bireylerin topluma özgür ve etkin bir birey olarak katılımını sağlamayı amaçlamaktadır. Hizmet verdiği şiddet mağdurlarının; psikoterapi, sağlık rehabilitasyonlarının yanı sıra bu mağdurların aile bireylerini de aynı kapsamda ele alarak çocuklarına eğitim yardımlarının yanı sıra aileye sınırlıda olsa sosyal yardımlar yapmayı amaçlamaktadır.   

Merkezimiz bu amacını gerçekleştirmek için yaptığı çalışmaların ana hatlarını;

Eğitim desteği ve kurslar

Psikolojik rehabilitasyon

Sağlık desteği

Hukuksal destek

Sosyal yaşama yeniden adaptasyon

Kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı.

Sosyal yaşamda rehberlik çalışmaları olarak belirleyebiliriz.

ŞİDDET VE KORKU ORTAMINA DÖNÜŞ

Kamuoyunun dikkatle yakından izlediği gibi, bölgemizde ne yazık ki 2008 de gelişen olaylar sebebiyle şiddet ortamı yeniden hakim olmuştur. PKK yeniden silahlı mücadele kararı almış ve yoğun bir biçimde uygulamıştır. Oluşan bu şiddet ortamında resmi açıklamalara göre 2008 yılı içerisinde, 782 kişi (Asker, sivil, polis ve PKK üye ve sempatizanı) hayatını kaybetmiştir.  Bu çerçevede yapılan operasyonlar sebebiyle gözaltına alınan ve tutuklananların sayısında olağan dışı bir artış kaydedilmiştir. PKK ve DTP’nin İntifada benzeri protesto ve eylem çağrıları, ne yazık ki görülmemiş sayıda çocuğun bu tür eylemlere katılımını, gözaltına alınmasını, işkence ve kötü muameleye maruz kalmasını ve hatta tutuklanmasını beraberinde getirmiştir. Ayrıca bu tür eylemler sonucunda Kürtler ve Türkler arasında bu güne kadar görülmemiş bir öfkenin oluşması gözlemlenmiştir. Şovenizmin gelişmesine sebep olmuştur.

SOHRAM oluşan bu cinnet ortamında tüm politik kaygılardan uzak akli selimin hakim olması yolunda çağrılar yapmış ve çaba sarf etmiştir. SOHRAM oluşan bu şiddet ortamının daima yeni travmalarin oluşmasına ve yeni işkence ve şiddet mağdurlarının oluşacağının bilincinde şiddet ortamına son verilmesi çağrılarını yineleyerek şiddet ortamının sona erdirilmesi çabalarını devam ettirmiştir.

2008’in son 3 ayında ve PKK’nın 08 Ekim 2008 tarihinde Diyarbakır da polis servis aracına saldırısı ve Öcalan’ın avukatlarının, Öcalan’a cezaevinde kötü muamele yapıldığının açıklanmasıyla DTP’nin protesto çağrısıyla sebepleriyle bölgemizin tansiyonu gerginleşmiştir. Bunların sonucunda şehirlerde, köylerde ve kırsal alanda yapılan operasyonların sayısında ciddi bir artış gözlemlenmiştir.  Bu duruma paralel olarak gözaltına alınan, işkence ve kötü muamele görenlerin sayısında ciddi artışlar gözlemlenmiştir. Tahminimize göre binlerce insan gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların gerçek sayısını bilmek imkânsız olduğu kanısındayız.  Sadece Diyarbakır olaylarında 149 çocuk gözaltına alınmış ve bunlardan 16’si tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Gözaltına alınan ve tutuklanan yetişkinlerin gerçek sayısını bilmek kanımızca mümkün değildir. Gelişen bu olaylar sonucunda ne yazık ki işkence ve kötü muamele sorgulamalarda yeniden çok sık kullanılan bir sorgulama metodu olarak kullanılır hale geldiği gözlenmektedir. 

KURUMUMUZUN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ GENEL ETKİNLİKLER

Kurumumuzun yürütmüş olduğu İşkence ve şiddet mağdurları için psikoterapi ve tedavi hizmetleri bölgemiz için önemli bir hizmete haline gelmiştir. Bu etkinliğimiz sonucunda psikoterapi’nin önemi bölgemizde önemsenir bir gerekliliğe dönüşmüştür. Bu hizmetten yararlanan mağdurların tümü bu hizmeti almak için SOHRAM’a gelmektedir. Bölgemizin yukarda anlattığımız son durumu sebebiyle bu hizmetten yararlanmak için kurumumuza müracaat edenlerin sayısında kurumumuzun kapasitesini ziyadesiyle asan olağanüstü bir artış gözlenmiştir. Bu olağanüstü artış sebebiyle kurumumuz ciddi bir mali sıkıntıya düşmüştür. Tüm bu sıkıntıların yanı sıra SOHRAM Aralık 2008 tarihinde bir hırsızlık olayına maruz kalmıştır. Bu hırsızlık olayı sonucunda kurumumuz bilgisayarını, kamerasını, fotoğraf makinesini, kayıt cihazları vb. tüm elektronik cihazlarının yani sıra birçok değerli eşyasını kaybetmiştir. Şimdiye kadar hep kendi sınırlı imkânlarıyla çalışmalarını sürdürmeye çabalayan kurumumuz Mağdurların müracaatlarındaki olağanüstü artışa
cevap verebilmek ve hırsızlık olayında kaybettiğimiz cihazlarımızı tekrar alabilmek için acil olarak mali desteğe ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda duyarlı olan herkesi ve kurumları katkıda bulunmaya çağırıyoruz.

SOHRAM, Dr. Naci Solmaz ve Uz. Anika Vincez’in sunumunda 12 yas ve üstü yas grubuna " Sağlıklı Cinsel Gelişim ” konulu bir seminer düzenlemiştir. Seminere 50 kişi katildi. Seminerde bedensel ve cinsel gelişim, biyolojik yapı, kendini tanıma, vücuttaki cinsel bölgelerde hijyen, üreme ve ergenlik konuları hakkında bilgi verildi. Seminerimize Güneydoğu ekspres gazetesi haberlerinde yer vermiştir.

İsviçre Büyükelçiliği ate?elerinden  Gregoire Ulrich ve Urs Beer, Türkiye’deki görev süreleri dolumun da çalışma arkadaşlarının alacakları geleneksel hediye yerine SOHRAM’a bağış yapmayı tercih ettiler. Bu ince nezaketlerinden dolayı kendilerine ve elçilik çalışanlarına teşekkür ederiz.

Kurumumuz SOHRAM’in BM insan hakları bölümü İşkence ve kötü muamele bölümünden talep ettiği teknik destek tekrar yenilenmiştir.

Kurumumuz gönüllüleri arasında burs amaçlı bir fon oluşturulmuştur.

Her argümanın (Din, Politika vb) pervasızca kullanılarak insanların ötekileştirilmeye çalışıldığı bir dönemde, Toplumumuza yeni bir bakışı ve vizyonu getirdiğine inanarak gelenekselleştirdiğimiz; Kültürlerarası ve dinler arası barışın temellerinin kavranması amacıyla merkezimizde “Diğerleri bizim gibidir, Bizler diğerleri gibiyiz” konulu seminerimize 2008 yılında da devam edildi. Bu seminerler aracılığıyla Dinler ve kültürler arası tolerans geliştirilmeye çalışıldı.

Kültürel köklerimiz ve sosyal şekillenmemiz de önemli bir role sahip olan Kurban ve Ramazan bayramlarını her yıl olduğu gibi merkezimizde hizmet alanlar, aileleri ve gönüllülerimizle kutlamalar gerçekleştirildi. Bu kutlamalar yüzlerce kişi katıldı.

Sohram bu yıl sosyal ve kültürel kimliğimizin kaynaklarını tanıtmak ve hissettirmek amacıyla altıncısını düzenlediği Siirt Şeyh Süleyman, Tillo ve Veysel Karani ziyaretine 1000’in üzerinde kişi katıldı.

Gözlemlerimize göre; Irak Kürt yönetim bölgesinde ne yazık ki hala çok ciddi insan hakları ihlallerinin artarak devam etmesinin yani sıra yapılan yeni düzenlemeler demokrasi, insan haklarını, kişi hak ve özgürlüklerini geliştirmek ve güvence altına almak bir yana daha da sınırlayıcı ve bu hakları geriye götürtücü niteliktedir.   

Merkezimizde oluşturulan butikte ihtiyaç sahiplerine her gün kullanılmış elbise ve eşya dağıtımı yapıldı. Merkezimizde her gün bu ihtiyaç sahiplerine hizmet verilmektedir, bu amaçla; 1.860 kişi elbise ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 19.700 parça elbise ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 4.649 kişi yararlandı.

SOHRAM üyesi olduğu Cenevre’deki BM Uluslararası İşkence ve kötü Muameleyle Mücadele örgütü OMCT’nin ve CSP’nin ihtiyaç duyduğu 4 mülteci dosyasının SOHRAM tarafından ekspertizi yapıldı.

OMCT’nin ve Urgent Action’un bilgilendirmesi doğrultusunda, dünyanın çeşitli ülkelerindeki insan hakları ihlalleri, idam cezasının uygulanmaması, çocuk - kadın ve genelde insan hakları ve çevre hususunda yapılan acil çağrılar için ilgili devletlerin kurumlarına (Dışişleri Bakanlığı, İçişleri bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Devlet Başkanları. vb.) 242 yazı yazıldı. 

16 Haziran 2008’de onuncusunu düzenlediğimiz geleneksel piknik gezimiz bu yıl 26 Haziran BM İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele etkinlikleri çerçevesinde “Haydi İşkence ve Kötü Muameleyi ya?amdan silelim” teması altında düzenlenmiştir.  Merkezimizden hizmet alanlar, aileleri ve duyarlı insanların katılımıyla yaklaşık 800 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Büyükşehir, Yenişehir ve Sur Belediyeleri, Özlem Diyarbakır seyahat firması, Birey Dershanesi araç desteğinde bulundu. Piknik şenliğimizde canlı müzik dinletisi, animasyon gösterileri, çocuklara ve yetişkinlere yönelik etkinlikler, sabah kahvaltısı ve öğlen yemeği gönüllülerimiz tarafından organize edilmiştir. 

Psikolog Yunus Emre Ayna ve kurucumuz M. Yavuz Binbay sunumuyla 26 Haziran BM Uluslararası İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele günü dolayısıyla merkezimiz salonunda “İşkence ve kötü muamele” konulu seminer verildi. IRCT, OMCT ve AB İşkenceyle mücadele bölümü malzeme (CD, Afis ve dokümantasyon) katkısında bulundu.

BM İnsan Hakları Haftası çerçevesinde 15 Aralık 2008 de “Bölgemizde İnsan Hakları” konulu bir seminer ve IRCT’nin hazırlamış olduğu İşkence konulu CD gösterime sunuldu.

OSS öğrencilerimize sınav kaygısı, sınav stresi ilgili psikolojik destek hizmetleri Yunus Emre Ayna ve Aytül Çambüken tarafından verildi.

SOHRAM her yıl olduğu gibi Dicle üniversitesi psikoloji bölümü son sınıf örgencilerinden üç örgenciye staj imkânı sağlandı.
 
Anneler günü kurumuzdan destek alan ve katılmak isteyen tüm annelere açık bir kutlama kurumumuz binasında gerçekleştirildi. Katılan annelere gönüllülerimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisi, canlı müzik dinletisi, gönüllülerimiz tarafından hazırlanan yiyecek ve içecek ve birer karanfil, sunulmuştur.

24 Kasım öğretmenler gününde kurumuzda hizmet veren gönüllülerimize örgencilerimiz ve sosyal hizmet bölümümüz bir kutlama organize ettiler.

Sosyal hizmet bölümümüz ve rehber psikologlarımızın ortak çalışmasıyla örgenci ailelerine aile içi iletişim ve ruh sağlığıyla ilgili hizmetler verilmiştir. 

Hafta sonları çocuklarımızın el becerilerini geliştirmek ve beceri yeteneklerini keşfetmek amacıyla 07–14 yas grubuna yönelik el sanatları kursları verildi.

Almanya FULDA üniversitesi sosyal Bilimler son sınıf öğrencisi Anika Vincez kurumumuz da Nisan 2007 tarihinde bir yıllık stajını başarıyla tamamlayarak ülkesine döndü. Stajı çerçevesinde programladığı bir dizi etkinliği başarıyla hayata geçirdi.   
                                      
SOHRAM’in kurulusundan beri 8 yıllık süre içerisinde MEDYA-NET bilgisayar ve ERDAL YAMAÇ kurumumuza ücretsiz bilgisayar bakim ve onarım teknik desteği sunmuştur.

16.09.2008 tarihinde merkezimiz salonunda el sanatları sergisi açıldı.

Rehberlik servisimiz aracılığıyla DSM’in sunmuş olduğu film gösterimlerinden çocuklarımız yararlandırılmıştır.

EĞİTİM DESTEĞİ VE KURSLAR

SOHRAM kuruluş amacı çerçevesinde, Şiddet ortamından etkilenen çocuklara eğitim desteği projesi kapsamında toplam 376 öğrenciye eğitim desteği, psikolojik destek ve sosyal hizmet destekleri sunarak bu çocuklarımızın eğitimlerini devam ettirebilmelerine olanak sağlanmıştır.

Kapsama aldığımız öğrencilerin;

Üniforma, yazlık ve kışlık ayakkabı, beden eğitimi ayakkabısı, iç çamaşır, gömlek, çorap vb. tüm ihtiyaçları

Tüm okul ihtiyaçları ( kalem, defter, kitap, çanta, vb)

Sağlık ve ilaç giderleri

Yol masrafları ve küçük ihtiyaçlarını karşılayacak cep harçlığı

Fotokopi masrafları

Hafta sonu ve hafta içi kursları için etüt odası için gerekli malzeme

Merkezimiz kütüphane hizmetlerinden

Yılsonu piknik gezisi

Merkez mutfağından öğlen yemekleri imkânlarından yararlanmaktadırlar.

Eğitim desteği ile ilgili aktiviteler

2006–2007 eğitim yılında 42 gönüllü öğretmenle hafta sonları merkezimizde etüt dersleri, tamamlayıcı kurslar üniversite (OSS) ve kolej-Anadolu liselerine (OKS) hazırlık kursları verildi, Bu hizmetlerimizden toplam 203 öğrenci yararlandı.
 
2006–2007 öğretim yılında üniversiteye kayıt yapan öğrencimiz İslam Tarhan kurumumuzda gönüllü öğretmen olarak hizmet vermektedir.

2007–2008 öğretim yılında üniversite sınavlarını 12 öğrencimiz başararak çeşitli üniversitenin bölümlerine kayıt yaptırmışlardır. Kurumumuz desteklerinden yararlanarak Üniversiteye su anda 20 öğrencimiz bulunmaktadır.

Dershanelerle yapılan görüşmeler sonucunda BİREY, HEDEF ve KADRO dershanelerinin sağladığı birer kontenjandan 3 örgencimiz yararlandırıldı.

Ayrıca BİREY dershanesinin sağladığı imkânla dershanelere gönderemediğimiz öğrencilerimiz ücretsiz olarak dershane deneme sınavlarına katılmaktadır. Bu örgencilerimiz gönüllü öğretmenlerimizin gözetiminde merkezimizde sınava hazırlanmaktadırlar. BİREY dershanesi kurumumuza kaynak kitap desteğinde de bulunmuştur.

Üniversiteye kayıt yapan öğrencilerimize kayıt masraflarının karşılanması ve burs desteği verilmiştir.

Hafta sonu kurslara katılan örgencilerimize merkez mutfağından yemek yeme olanağı sağlanmaktadır.

Öğrencilerimize okul içi eğitimin yanı sıra geleceklerini şekillendirmeye yarayacak perspektiflerde verilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede meslek seçiminde, hayata bakışlarında onları yönlendirecek perspektifler verilmektedir. Bunun için üç stajyer psikologumuz rehberlik çalışması yürütmektedir.
 
Özellikle dinsel çatışmaların ve ayırımcılığının kışkırtıldığı bu dönemde dinler arası eşitlik bir prensip olarak benimsetilmektedir.

Eğitim sonrası bir meslek sahibi olunduğunda aynı amaçlara gönüllü hizmet verme ideali benimsetilmektedir. Şiddet ortamının yarattığı olumsuz etkiler sonucunda topluma olan kaybolmuş güvenlerini yeniden sağlamak ve onları yeniden geleceğe umut duyan bir birey haline getirmek amaçlanmaktadır.  

Kurumumuza müracaat eden okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğrenmeleri için destek sunulmuş ve sertifika almaları için ilgili kurumlara yönlendirilmiştir.

Çeşitli sebeplerle okuluna devam edememiş yetişkinler, açık öğretime yönlendirilerek eğitimlerini devam ettirmeleri sağlanmıştır. Ayrıca Açık öğretim örgencilerine sınava hazırlanmaları amacıyla gönüllü öğretmelerimiz aracılığıyla kurslar verilmiş, kurumumuz kütüphanesinden yaralanma imkânı sağlanmıştır.

PSİKOLOJİK REHABİLİTASYON

Sohram Psikolojik destek birimi sekizinci hizmet yılına girmiştir. 2001 Eylül ayında bir psikolog ve 3 görüşme ile başlayan hizmet, giderek artan bir ivme ile 2008 yılında 4 psikolog ve 250’i aşkın görüşmeci kapasitesiyle bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verecek kapasiteye ulaştırılmıştır. En önemlisi ciddi bir toplumsal travma geçiren ve uzmanların psikolojik destek alması gerekenlerin sayısını yüz binlerle ifade edildiği bölgemizde, psikolojik desteğin önemini ve gerekliliğini kurumumuz 1500’ü aşkın mağdura hizmet vererek bölge halkımıza bu hizmeti benimsetmiştir. Kurumumuz bu alanda uzman psikolog desteğiyle hizmet tek kurumdur. 

2008 yılında giriş bölümünde değindiğimiz, yeniden yükselen şiddet olaylarına paralel olarak artan operasyonlar sebebiyle merkezimize tedavi amacıyla müracaat eden mağdur sayısında büyük bir artışa neden olmuştur.  

Sekiz yıllık Sohram Psikolojik destek biriminde yapılan görüşmelerde tespit ettiğimiz en önemli bulgu şiddet veya işkence mağduru bireylerin uzun zamana dayalı psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduğunun yanı sıra; belirli bir süre sonunda ( 2- 4- veya 8 ayda sürse) kişinin görüşmelerin sonlanmasından yaklaşık 3 – 4 aylık bir aradan sonra tekrar görüşme isteğinde bulunduğudur.

Şiddet ve İşkence mağduru bireylerin özellikle şiddete uğradıklarını profesyonel ortamda bir uzmanla paylaşmalarının kendileri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmektedir. Kişide oluşan güven öz benlik kazanımı, kendini değerli önemli hissetme gibi duygulanımları sosyal ortamda toplumsal uyuma da pozitif olarak yansımaktadır. İşte bu yansımanın belirli dönemlerde zayıf kalması durumunda kişi psikolojik desteğin tekrarını arayabilmektedir.

Belirli dönemlerde olmak üzere görüşmeye başvuranların çoğunlukla kadınlar olduğu görülmektedir. Bu da toplumsal yaşantıda feodalitenin baskıcı aile yaşantısına getirdiği sonuçların etkisidir. Aile içi şiddet, dayak formatından çıkarak aile içi taciz, cinsel istismar yaşantılarının açığa çıkması şeklinde hemen olmasa da psikolojik destek süreci içerisinde ortaya konan gerçekler olarak saptanmaktadır.

Bu durumdan mağdur bayanların da görüşme sürecinde öncelikle maruz kaldıkları bu davranışı pasif kabullenme boyutundan aktif farkındalık boyutuna, bu durumla yaşayabilme ve mücadele edebilme düzeyine geçebildikleri gözlenmiştir.

Şiddet, işkence, aile içi şiddet, taciz veya cinsel istismar mağdurlarının psikolojik destek süreci sonucunda elde ettikleri en büyük ortak kazanım kendilerinin maruz kaldıkları her ne olursa olsun affedilmez gerçekler olduğu ve bu gerçeklerle mücadele edebilecek bir Özgüven benlik ve ego güçlerinin olması gerekliliğidir. Nitekim uzun yoğun ve sabırlı bir süreç sonucunda bu kazanımlar ile bireysel ve toplumsal ruh dinginliği bununla birlikte farkındalığı yüksek daha huzurlu uyumlu ve üretken bir yaşama dönüşecektir. 

Psikolojik rehabilitasyon servisimiz sürekli çok sınırlı bir bütçeyle çalışmalarını sürdürmek durumunda kalmıştır. Bu sebeple her ne kadar hizmetlerimize bunu yansıtmamaya gayret göstersekte, her geçen gün hizmetlerimize devam edebilmemiz için ciddi bir ek desteğe ihtiyaç duymaktayız. Bu konuda tüm duyarlı kişilerin ve kurumların desteklerini beklemekteyiz.

Oysa bilindiği gibi bölgemizde yaşanan toplumsal şiddet ortamı sebebiyle ciddi boyutlarda tehlike sinyalleri vermektedir. Aile içi şiddet geleneksel yapı ve kültürel mantalite ve terim ve olguların yerinde kullanılmaması bu olayları teşvik etmektedir. Şiddetin yoğun bir biçimde uygulanması sebebiyle işkence kadar ağır tahribatlara yol açmaktadır.
 
Bölgemizde ayrıca politik örgütler içinde de şiddet, kötü muamele ve psikolojik baskı yaygın bir biçimde uygulanmakta ancak hiçbir kesim tarafından dile getirilmediği ve ilgilenilmediği için tahribatları daha derin olmaktadır.

Merkezimiz 2008 yılında 258 şiddet ve işkence mağduruna tedavi hizmeti vermiştir. 

REHABİLİTASYON SUNUSUNUN TANIMI

Merkezimiz İşkence ve Şiddet sonrası Fiziksel ve Ruhsal Tedavi ve adaptasyon Merkezi genel hatlarıyla travmaya maruz kalmış bireylerin, fiziksel ve ruhsal tedavilerinin yapıldığı bir tedavi ve sosyal yaşama yeniden adaptasyon merkezidir. İlk başvuru sırasında başvurucuya ait sosyo-demografik bilgiler, maruz kaldığı şiddet ve işkence yöntemleri, varsa cezaevi yaşantısına ilişkin bilgiler öğrenilmekte ve başvurucu için hazırlanan dosya incelenmektedir. Başvuruyu takiben yapılan fiziksel muayene sonrası düşünülen ön tanının gereği laboratuar, radyodiagnostik yöntemlerle ve gerekli konsültasyonlar eşliğinde tanıya ulaşılarak, hekimlerin önerileri doğrultusun da gerekli tedavisi merkezin sekretaryasının koordinasyonuyla bir tedavi programı uygulanmaktadır. Başvuru sırasında yapılan muayenede şiddete işkenceye bağlı psikolojik travma ve travma şekillerine rastlanılan mağdurları, ayrıca psikiyatrik tedavi programına dahil edilmektedir.

Merkezimizde sadece bireysel görüşme uygulanmaktadır. Grup görüşme yöntemi ise uygulanmamaktadır. Bunun sebepleri olarak öncelikle bu yöntemin verdiği sonuçlar açısından değerlendirdiğimizde şiddet mağdurlarında bireysel görüşme kadar yarar sağlamaması, görüşmecilerin grup görüşmeleri programına yeterli düzeyde katılım göstermemesi, katılan görüşmecilerin ise bireysel görüşmeye göre yeterince rahat davranamaması olarak açıklanabilir.

Başvurucuların psikolojik rehabilitasyon ve genel hekimlik ile ilgili tüm tedavileri yapılmaktadır. Bu tedaviler sırasında gerekli görülen laboratuar testleri yapılmakta, hastalarımız için gerekli görülen ilaçlar temin edilmektedir. Başvurucularımızdan bir kısmı için cerrahi operasyon gerekli görülmektedir. Bu hastalarımızın gerekli cerrahi operasyonları tedavisi yapılmaktadır. Hastalar talep ettiği takdirde yol giderleri karşılanmaktadır.

Sunulan bu tedavi hizmetleri dışında hastalarımıza gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz hukuki danışmanlık desteği verilmektedir.

Başvurucularımıza ilişkin çeşitli bilgiler:

2008 yılı içinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 258 kişi tedavi olmak amacıyla Merkezimize başvuru yapmıştır. İlk kabul ve değerlendirmeler sonucunda başvuruculardan alınan bilgiler sonucu mağdurlara ilişkin çeşitli bilgiler aşağıda ki tablolarda gösterilmiştir. Merkezimize başvuran 258 mağdurdan en küçüğü 09 yaşında, en büyüğü ise 61 yaşındadır.

TABLO 1
   
Etnik Köken (*)
                   
Arab: 19 (**)
Türk: 11
Kürt: 194
Zaza: 34

(*)Etnik köken tablomuz başvurucunun beyanı üzerine belirlenmektedir.
(**)Bazıları köken olarak Arap olduklarını, ancak Kürtçeye asimile olduklarını ifade etmişlerdir.

TABLO 2

Başvurucuların Eğitim Durumu

Okuryazar olmayan: 39
İlkokul: 73
Ortaokul: 74
Lise: 65
Üniversite: 7

TABLO 3  
 
Başvurucuların şiddete maruz kalma sebepleri

Politik: 163
Adli: 11
Aile içi: 67
Diğer: 17

TABLO 4

Mağdurların şiddet maruz kaldıkları yerler

Şiddete Maruz Kaldığı Yer                  
Polis: 159
Jandarma: 9
Evde: 74
Diğer: 16

TABLO 5 
 
Cinsiyeti
 
Kadın: 141
Erkek: 117                                                 


Mağdurların maruz kaldığı şiddet, kötü muamele ve işkence yöntemleri:

Mağdurlarımız en çok Kaba dayak, falaka uzun sûre ayakta durmaya zorlanma, hareket kısıtlanması, daha ileri derecede işkence yapma tehditleri, Filistin askısı, saçlarından sürükleme ve çekme, Küfür-Hakaret aşağılama, vücudun çeşitli noktalarına elektrik verme, çırılçıplak soyarak vücuda basınçlı su sıkma, cinsel taciz ve tecavüz tehdidi gibi yöntemler ve beraberinde vücut direncini azaltmayı amaçlayan yöntemlere maruz kalmaktadırlar.

Tecrit etme 

Aç bırakma 

Susuz bırakma

Uykusuz bırakma 

Gözlerin bağlanması 

Ölüm tehdidi 

Aileye karşı tehditler 

Çıplak bırakma

Betonda yatırma

Havasız yerde barındırma

İzole etme.

Kasete kaydedilmiş işkence sesleri dinletme. V.b.

Belirlenen şiddet ve işkence1erin Geride bıraktığı etki ve izlerin genel bir tanımı:

İşkence ve şiddet uygulamasına maruz kalan başvurucularımızın fiziksel yakınmaları arasında ilk sırayı kas ve iskelet sistemi ile ilgili yakınmalar almaktadır Bu oranın yüksek olmasında soğuk, ıslak ve dar hücrelerde tutma, kaba dayak, falaka, düz askı, Filistin askısı gibi işkence yöntemlerinin uygulanmasının etkisi vardır. Başvurucularımızın önemli bir kısmı işkenceyi izleyen aylarda veya yıllarda başvurduğu için daha çok kronik dbnem yakınmalarıyla karşılaşmaktayız. Ancak bu yıl içinde akut dönem başvurulan da yine önemli bir oranda gerçekleşmiştir.

Kas ve iskelet sistemi yakınmalarından sonra ikinci sırayı sindirim sitemi ile ilgili yakınmalar almaktadır. Sindirim sitemi yakınmalarının temelinde ise gözaltında bulunduğu süre içinde mağdurların aç bırakılması, yine gözaltı ve cezaevi sürecinde mağdurların kötü ve sağlıksız besinlerle beslenmesi, psikolojik işkence yöntemleri ve gözaltı sürecinin bir bütün olarak yarattığı baskı ve stres sonucu oluşan psikosomatik bulgular sonucunda sindirim sistemi hastalıkları gelişmektedir.

Ayrıca Kulak-Burun-Boğaz, solunum sistemi üro-genital sistem, sinir sistemi ile ilgili yakınmalarda görülmektedir. Özellikle uykuda dengesizlik, kronik otit, sinüzit, kronîk bronşit, sistit, vajinit gibi yakınmalar, gözaltı ortamının sağlıksız, pis ve soğuk olmasından, mağdurların gözaltında bulundukları süre içerisinde tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmamasından, kaynaklanmaktadır.

Ruhsal yakınmalarla başvuran hastalarımız psikolog sorgulaması sırasında, uyku ve cinsel işlev bozuklukları, öfke patlamaları, kabuslar görme, işkenceyi hatırlatan uyaranlardan kaçınma, böyle bir uyaranla karşılaştığında fiziksel ve psikolojik tepki verme, ilgi istek kaybı, geleceğe yönelik genel bir beklentisizlik hali, güvensizlik, konsantrasyon bozukluğu gibi yakınmaların fazla olduğu dikkat çekmektedir.

Tedavilerde Elde edilen sonuçlar:

İşkenceden kaynaklı tahribatların tedavi süreçlerinin uzun olduğu konusunda yapılan tespiti doğrulamaktadır. Bu mağdurların tedavileri 6 ayla bir sene arasında değişmektedir.

Başvurucularımızın bir bölümü tıbbi ve hukuki yardım ihtiyacı dışında sosyal yardım isteğinde de bulunmaktadırlar. Bu yardımları içeren destekler sağlandığında daha olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Hastalara ilişkin Konsültasyon istekleri özellikle psikolojik Rehabilitasyon, üroloji, Nöroloji, Dâhiliye, Kulak-Burun-Boğaz, kadın Hastalıkları, Göz hastalıkları dallarında yoğunlaşmaktadır. Bu konsültasyonlar sırasında tıbbi tahlillerde de yoğun olarak yararlanılmaktadır.

Mağdurların tüm tedavileri merkezimizce ücretsiz olarak karşılanmaktadır.

HUKUKSAL YARDIM

Bölgede yaşanan yoğun hukuksal sorunlara ve cezaevindekilere, her ne sebeple olursa olsun şiddete maruz kalmış kişilere yardımcı olmak amacıyla gönüllü avukatımız Zeynep Kaya aracılığıyla ücretsiz danışma hizmeti sunuldu.  Hukuk danışma hizmetimizden bu yıl 7 kişi yararlanmıştır.

Sosyal Bölümümüz Etkinlikleri:

Ramazan ayında 42 aileye gıda yardımı yapıldı.

Merkezimizin hizmetlerine duyarlılık gösterip katkı amacıyla 8 adet kurban bağısı yapılmıştır. Bu kurbanlar; Bayram, gezi, ziyaret etkinlikleri ve Cumartesi-Pazar verilen yemeklerde amacına uygun olarak sunulmuştur. 

Merkezimizde bir mevlit yemeği verildi.

Sosyal hizmetler servisimiz aracılığıyla, sağlık güvencesi olmayan ailelerin Yeşil Karttan yararlandırılması için gerekli işlemleri yapabilmeleri için destek verildi. Bu hizmet sonucunda ihtiyaç sahibi insanlarımıza yeşil kart alabilmesi için müracaatlarında yardımcı olundu. Bu hizmetin verilmesi sürekli hale getirtildi.

Merkezimizde düzenlenen butikte ihtiyaç sahiplerine kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı yapıldı. Bağışı yapılan eşya ve elbiseler gönüllülerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır hale getirtildi. İhtiyaç sahipleri haftanın her günü hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir.  Bu amaçla; 1.860 kişi elbise ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 19.700 parça elbise ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 4.649 kişi yararlandı.

Sizde Butiğimize katkıda bulunarak ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz.

Faaliyetlerimizi size daha iyi duyurabilmek amaciyla hazirlanan www.sohram.com sitemizin hizmetinize sunulmuştur.

Siz duyarlı dostlarımızın maddi ve manevi katkıları hizmetlerin yaygınlaşmasında büyük önem taşımaktadır. Siz de bir çocuğun geleceğini kurmasına veya acılı bir yüreğin acısını hafifletmek için katkıda bulunabilirsiniz. Bu konuda tek kaynağımızsınız. Telefon ve mail adresimizle bizimle bağlantı kurmaktan çekinmeyiniz. Bu konuda çalışmalarımızı güçlendirecek ve yön verecek katkılarınızı ve önerilerinizi bekliyoruz.

Bir hizmet almaya ihtiyacınız varsa hiçbir ücret ödemeden ihtiyacını duyduğunuz hizmeti sadece merkezimize başvurarak veya telefon ederek alabilirsiniz. 

Gönüllülerimize verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Mim Yavuz Binbay

Kurucu Genel Başkan

Adres: Kurt İsmail Paşa 2. Sokak Demiray Apartmanı Kat: 3 No: 8 Ofis/Diyarbakır
Tel: 00 90 412 224 44 77
Faks: 00 90 412 228 88 80
e–mail:
sohram@hotmail.com
web-site:
www.sohram.com

Yorumlar
1
İNCE MEMET
Tarih : 14.10.2009 01:35:46
Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır… Böyle başlıyor yazı. En büyük erdem sevgidir. Onun da tek zıttı vardır: Nefret!

Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardır. Bu sevgidir ve sevgiye her zaman yer bulunur.

Nicedir hayatımızda sevgiye yer bulamadığımızı düşündüm.
Bir Polanya filmi geldi aklıma. Nazi dönemi anlatılıyordu. Nazi komutanı güzel bir evi komutanlık merkezi yapmıştı. Evin güzel sahibesi üst kata çıkmıştı ve az görünüyordu.
Komutan bu kadına âşık olduğunu anladı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti:
Madam, aşkımız beni zayıf düşürüyor.
Hayır, komutan, sevginiz sizi insan yapıyor.
İnsan ruhu da doğanın bir parçasıdır ve doğa gibi boşluk kabul etmez. İçinde sevgiyi barındıramayan insan nefretle dolar ve insanlıktan uzaklaşır.

Nefret etmeden birine kötülük yapamazsınız.
Nefret etmeden birini öldüremezsiniz.
Nefreti içinde barındırmak isteyen insan önce kendisinden nefret etmek zorundadır. İçinde nefreti yaşatan insan yüreğindeki sevgiyi kovmuştur. Artık onu bulması çok zordur ve bunun ağır bedelini ödeyecektir.
Sevgisizlik ağır bir yüktür ve insan bundan kurtulmak için çok kötü şeyler yapar.
Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür.
Hoşgörü sevgi değildir, istemediğine katlanmaktır.
Bağımlılık sevgi değildir, gereksinmenin karşılanmasıdır.

Sevgi, değer vermesini bilmektir.
Sevgi, yaşama hakkını kabul etmektir.
Sevgi, var olmaktan kıvanç duymaktır.
Sevgi, birlikte olmaktan sevinç duymaktır.
Sevgi, eşitliğin duyumsanmasıdır.
Sevgi, bütün yapay ayrımların hayattan çıkarılmasıdır.
Sevgi, bilinçtir.
Sevgi, insan olmaktır.
Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk.

Para için yaşıyoruz,
Para için eğitim görüyoruz,
Para için meslek ediniyoruz,
Para için çalışıyoruz,
Para için birbirimizi çiğniyoruz,
Para için birbirimizi aldatıyoruz,
Para için savaşıyoruz.

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk.
Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık.

Birbirimizden nefret ediyoruz
Nefretle yaşıyoruz,
Nefretle çalışıyoruz,
Nefretle dövüşüyoruz,
Nefretle öldürüyoruz.
Sevginiz olmadıktan sonra
Daha çok paranız olsa,
Daha üstün olsanız,
Daha çok toprağınız,
Eviniz arabanız, malınız olsa ne olur?
Yaşamınızda sevgi yoksa hiçbir şeyiniz yok demektir.
Yaşamınız yavan ve anlamsızdır.
Belki de yeniden öğrenmemiz gereken budur.

Saygılarımla.

İNCE MEMET
SELİM ARIK
Tarih : 14.10.2009 02:08:18
Madem İnce Memet sevgiden söz etti ve gül yaprağına değindi, ben de Gül Yaprağı hikayesini yazayım da tam olsun...

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki Budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz’süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.

İçerideki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

NESRİN
Tarih : 14.10.2009 11:14:17
Mim Yavuz Binbay’a bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor ve basarılar diliyorum.

En önemlisi sadece laf üretip iş üretmeyip, kendilerini hizmet edenleri karalamakla engellemekle görevli sananlara da örnek olması dileğiyle.

CUMALİ
Tarih : 14.10.2009 13:47:23
Kil nebi iyşeffeh şe immitu diye bir söz var. Bu güzelim faaliyetleri neden Siirt’te yapmıyorsunuz. Ya da neden Siirt’te de bir şube açmıyorsunuz.

Siirt’te bu tür etkinliklere imza atan bir tek Siirt Barosu var. Bence acizane beraberce bu şehre bir çok katkıda bulunabilirsiniz.
CUWAN
Tarih : 14.10.2009 20:18:21
Tu her hebi ağayemin...
MAMOSTE
Tarih : 25.10.2009 13:21:35
İşte örnek alınması gereken insani açılım…

Ne şov ne de laf karmaşası var ama sonuç var…

Açılımlarla insan kanı üzerinden şov yapmaya çalışanlara ve rant sağlamaya çalışanlara örnek olması dileğiyle.

Sizleri tebrik ediyor, başarılarınızın devamını ve hem Siirt’e hem de bölgedeki diğer şehirlerimize şube açmanızı diliyorum.

Saygılarımla
ALİ KIZILMAYA
Tarih : 09.11.2009 15:30:37
Tüm sivil toplum örgütlerine örnek olması dileğiyle Başarılar dilerim.

1
Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.


Benzer Haberler Kategorideki Diğer Haberler
İHH’DAN İSRAİL RAPORUNA TEPKİ
GÜNCEL | 20.07.2010 16:46:32
SOHRAM-CASRA 2009 YILI FAALİYET RAPORU
SOSYAL YAŞAM | 07.02.2010 09:47:06
KIZILAY’IN YARDIM ELİ 500 AİLEYE ULAŞTI
SOSYAL YAŞAM | 26.08.2010 01:55:40
SİİRTLİ YÖNETİCİLERE TOKİ’Yİ SORUYOR
SOSYAL YAŞAM | 13.08.2010 21:29:54
SİİRT’İN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK PROJE START ALDI
SOSYAL YAŞAM | 02.05.2010 08:26:38
SİİRT İMKB YİBO’YA İSTANBUL’DAN ANLAMLI YARDIM
SOSYAL YAŞAM | 11.03.2010 07:53:43
BAYANLAR KAN VERİP KARANFİL DAĞITTILAR
SOSYAL YAŞAM | 09.03.2010 13:38:28
KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
SOSYAL YAŞAM | 09.03.2010 11:46:39
ERUH’TA TOPLU NİKAH YAPILDI
SOSYAL YAŞAM | 06.03.2010 12:35:39
SOHRAM-CASRA 2009 YILI FAALİYET RAPORU
SOSYAL YAŞAM | 07.02.2010 09:47:06
GÖÇ SİİRT’İ TIKADI
SOSYAL YAŞAM | 03.02.2010 18:41:22
SİDER’DEN EMİRGAN SOHBETLERİNE DAVET
SOSYAL YAŞAM | 22.01.2010 01:24:40

FARUK ARVAS HOCAYLA RAMAZAN SOHBETLERİ

RAMAZAN AYINA KAVUŞURKEN (15)
Makalelerin tümünü okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1675.htm

 

SON HABERLER
KIZILAY’IN YARDIM ELİ ...
SİİRT BELEDİYESİNDEN T...
KESK: HUKUK ÇİĞNENİYOR
REFERANDUM SEÇMEN KÂĞI...
İLİM YAYMA CEMİYETİ YU...
HAYDİ! PAKİSTAN’A YARD...
BOYKOTUN CEZASI 22 LİRA
ÇIRAV FESTİVALİNE YOĞU...
ÖLÜM TACİRLERİNE SABAH...
MEZARLIKTA OLAYLI GÜN

GÜNÜN SÖZÜ
İNSAN NE KADAR AZ ŞEY BİLİRSE
O KADAR ÇOK ŞEY BİLDİĞİNİ SANIR

 

GÜNÜN AFORİZMASI
HAYAT BİR OYUNDUR. KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN YOKMUŞ GİBİ OYNA.

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BEN ŞAİRİM,
GAYBI KURCALAYAN ÇİLİNGİR,
CANLI CENAZELERİNİN BAŞINDA
MÜNKER-NEKİR
(NECİP FAZIL)

 

GÜNÜN FOTOĞRAFI (BARO FOTOĞRAF DERSLERİ)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

SON YORUMLAR

CAN MERCANYAN
Latif bey 2 gün önce Ahmet Altan’ın köşe yazısını okumanızı öneriyorum. Kimin nerde ve...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_616.htm

NAİL
Yani "Hayır" demeye de bi kılıf uydurabildiniz ya. Hayret doğrusu. Şunu desenize 30 yıl ohal biz...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_611.htm

NAİL
Nerdeeeee. Kimi tarif etmişsiniz? Bu vasıflar ancak peygamberlerde veya peygamber varisle...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

ALP
Aman Serdar kardeşim, yaşadığım tecrübeden biliyorum. Bu tür ikili münakaşaların son cümlesi...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

M. CAN
Ergenekon’un değirmenine su taşıyan bir zihniyet nasıl oluyor da Ergonokon’u eleştiriyor? Referan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1717.htm

M. CAN
Ak Parti iktidar olmadan önce KESK neden masaya oturdu? Cevap: Çünkü Sol hükümet iktidardaydı...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1723.htm

HAKAN MALGİL
Çoukluğumda kim bilir kaç kez zorunlu ziyaretlerde bulunduğum, bembeyaz saçları ve...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_146.htm

RESSAM HALİS GÜNGÖR
Kim olursa olsun... Makamı ve rütbesi ne olursa olsun... Kimse ama hiç kimse kanunların ve ya..
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

HAKAN MALGİL
Edip Turhan’ın en büyük torunu olarak onunla en uzun süre yaşamış olmanın ne denli büyük bir...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_583.htm

 

GÜNÜN YORUMU

DÜNYA DÖNMESE Mİ?

Dünya dönmesine dönsün de... Tersine dönmese bari.

Hoş tersine dönse de, dursa da, alıp başını galaksinin bir ucuna çekip gitse de değişmeyecek insanlar vardır, olacaktır.

Sorun Dünyada değil belki. Belki sorun postmodern zamanların bize attığı en büyük yalandadır: Bireyselleşmek!

Bunun adı bireyselleşmek olsa da, astarı egoizmden, bencillikten, oportunizmden başka birşey değil.

Sonuç: Yalnızlık!

Kocaman bir şehirde, tanıdık onca insan içinde koskoca bir yalnızlık. Yalıtılmışlık.

Tabi bu yalnızlık bazen sizin tercihiniz olur; reddedersiniz maskeli baloları ve oranın müdavimlerini.

Bazen de yalnızlık bir seçim değil, dayatmadır. Maskeliler sizi reddeder. Dışlar!

Günün sözü (veya aforizması) bölümünde geçenlerde şöyle bir söz vardı, hoşuma gitmişti:

"Kolayına kaçıp herkes gibi olabilirdim. Ama ben daha kolayını seçtim; kendim oldum," diyordu.

İşte kendi olmanın bedeli: Yalnızlık.

(Not: Yalnızlık kelimesini kendim için seçtim.)

Esen kalın, hoş kalın...

MEMEEEEET
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

 

GÜNÜN FIKRASI

CAMCI

Kadının penceresinin camı kırılır. Camcıyı arar ve sipariş verir. Yarım saat sonra zil çalar. Gelen camcıdır.

Kadın kapıyı açar ve kırılan camı gösterir. Aradan beş dakika ya geçer ya geçmez zil tekrar çalar.

Kadın, kim o? der.

Benim, camcı diye bir ses gelir dışarıdan.

Kadın, sanırım bir karışıklık oldu. Çağırdığım camcı az önce geldi, der.

İşte o benim abla, der camcı. Pencereden düştüm, aç şu kapıyı…

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

 

DERSİMİZ TÜRKÇE
Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

 

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.