Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > M. Latif YILDIZ

  Tarih : 28.11.2009 Bu yaziyi 800 kişi okudu.   


SORGU-DİN ve DİL ÜZERİNDEN BÖLMEK
M. LATİF YILDIZ

SORGU
DİN ve DİL ÜZERİNDEN BÖLMEK

Seçimler, demokrasinin olmazsa olmaz tek yoludur. Seçimin yöntemleri farklı olabilir; ancak seçimde tercih demokrasinin vazgeçilmez bir öğesidir.

Seçimde birkaç oy fazla alırım diye hassas bölge olan genelde Doğu ve Güneydoğu, özelde ise Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkâri, Siirt üzerinde halkı ikiye bölecek bir seçim dönemi yaşatmak bazı partilere belki oy kazandırır, ama unutulmasın ki kardeşler arasında tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa ve çatışmaya yol açabilir. Bunun vebali çok ağır olur.

Coğrafya 30 yıldır zaten bölünmüşlük ve şiddetin getirdiği çatışmalar yüzünden hep kaybetti. Özellikle bu konuda en fazla etkilenen iller hiç şüphesiz Diyarbakır, Batman, Hakkari, Şırnak ve Siirt’te oldu. Beş kent de Türkiye ve Dünya gündemine ya saldırı ve terör, ya kadın intiharları ya da faili meçhul (belli) cinayetler ile gündemin ilk sırasında yer aldı.

Kentlerimizi siyasi kavgaların şehirleri yapmak yetmiyormuş gibi, şimdi de “Din” ve “Dil” gibi Kürtlerin en hassas olduğu iki konuda halkı karşı karşıya getirmek tek kelime ile ileride oluşabilecek tehlikeyi görmemek demektir.

Seçimden sonra kazanan, kaybeden siyasiler göbeklerini kaşırken, aralarına nifak soktukları halkı hiç düşünüyorlar. Özelde Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van; genelde bütün coğrafya son 30 yıldır hangi gün güzel olaylar ile anıldı ki? Güzel olaylar ile anıldı da biz mi görmedik, biz mi yazmadık.

Evet, bu coğrafyanın kirlenen siyasi ortamının temizlenmesine ihtiyaç vardır. Artık birilerinin siyasi gelecekleri için halkın arasını daha fazla açmasına, ortamı gerilmesine fırsat verilmemelidir. Sivil Toplum Kuruluşları, Yöneticileri, Siyasi Parti temsilcileri, seçim için propaganda yapan ve bölgede etkin olan iki siyasi parti AKP ve DTP yöneticileri bu konuda oldukça hassas olmalıdırlar.

Halkın eğilimi ve ne istediğini çok iyi bilen siyasiler “Din” ve “Dil” üzerinde bölmek yerine; Başkanlıklarını almak istedikleri şehirlerde neler yapmak istediklerini, ne gibi eksiklikler tespit ettiklerini ve tabii ki varsa bir kimlik sorunu ki var; onu iki tarafta açık bir dille, bölmeden, ayrıştırmadan, karşı karşıya getirmeden söylemenin yollarını bulmalıdırlar. Bu halk artık “Bizden”; “Sizden” söylemlerinin ötesinde seçmen olarak kendisi ve kültürüne iyi bir ilgi, sevgi ve saygı beklemektedir. Partiler bir bölen değil, birleştiren olmalıdır.

Siyaset yapan bölgenin Bakanları, Milletvekili, Parti Başkanları, Parti örgütleri ve Yerel Yönetime talip olan Başkan adaylarına sesleniyorum. Bölge halkı 86 yıldır, özellikle son 30 yıldır büyük bir sarsıntı yaşıyor. Yaşadıkları travmayı daha çok derinleştirmek gibi bir yaklaşım sergileyerek hastalığı daha fazla ağırlaştırmaktan kaçınınız.

Bölge halkını bölen, bir birine karşı rakip hale getiren yaklaşımlardan vazgeçin. Tarikatları, cemaatleri, ağaları, korucu ve şeyhleri devreye koyarak Kürt halkının bütünlüğüne nifak tohumlarını ekmeyin.

Bölgede iki partinin kimlik siyaseti yaptığı açık seçik ortadadır. AKP Din üzerinden, DTP de 86 yıldır süre gelen çaresizlikten haklı olarak Dil üzerinden halka kimlik bunalımına sürüklüyorlar. Bilinmelidir ki bölge halkı hem dinine, hem de diline ve kimliğine son derece bağlıdır. Lütfen siyasetinizi başka argümanlar ve söylemler ile zenginleştiriniz.

Seçmene de söyleyecek sözüm olacak. Kimlik siyaseti yaparak oy peşine düşenlere itibar etmek doğru mu? Doğru olmasına doğru değil, ancak kimliğini inkar ederek belli siyasi partilerin peşine takılmak, çıkar karşılığı oy kullanmakta onursuz bir duruş değil mi?

Yine bazı partilere dönüp soruyorum? Bireyi onurlu ya da onursuz bir konuma düşürmeye hakkınız var mı? 30 yılda bölgede olup bitenlerden sonra vatandaş yeterince politik birey haline geldi. Partileri ne pahasına olursa olsun seçimi almak için halkın arasını açmak ne dine, ne Kürtlüğe sığar.

Tabii ki propagandanızı yapacaksınız. Ancak bölge halkının hassasiyetleri üzerinde siyaset yapmak kirli bir siyasettir, vazgeçin. Seçimi almak için yanlışlarınızı halka mal etmeyiniz. Bu halk sürü değildir. Bu halk kültürünü, aş ve iş istiyor. Geçici kısa vadeli yardımlar ya da içi boş laflar vatandaşın karnını doyurmuyor.

Bu güne kadar İktidarda olanlar, muktedir olanlar bölge için onlarca paket açtınız. Hani ne değişti, söyler misiniz?  Birkaç ton kömür, bir torba pirinç, iki kilo yağdan başka bu halka ne verdiniz söyler misiniz? Verdiğiniz üç kuruşa karşılık namusu olan oyuna göz diktiniz.

Söyler misiniz? Ölen gençler, yok olan aileler, boşalan köyler, varoşlarda perişan olan milyonlar, işsiz, aç ve sefil bir topluluk dışında hani ne yaptınız? Bölgede 86 yılın sonunda kaç fabrikanın bacasını tüttürdünüz? Kaç aileye ekmek, aş, iş sağladınız? Sormazlar mı?

Yeter artık. Kitle psikolojisinden faydalanarak insanların bir birlerini kırmalarına daha fazla yol açmayın. Aşık Mahsuni’nin “ Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana bilmem söylesem mi, söylemesem mi” dediği gibi; Yiğit kuru soğana muhtaç hale gelmişken siyasi söylemler, seçim palavraları ile halkı ikiye bölmenin bir anlamı var mı?

Bölge halkının ekonomisini düzeltecek, her eve bir çalışan fırsatı verebilecek bir formülünüz varsa lütfen onu anlatınız. Yok, seçimden sonra verdiğiniz sözlerden cayacaksanız kimseye söz möz de vermeyin, kimseyi göz göre, göre kandırmayın.

Birilerinin “Dün dündür, bugün bugündür” sözlerini bu halk yalnız ezberlemedi beynine nakşetti. Artık en cahil bildiğimiz seçmen neyin iyi, neyin kötü olduğunu biliyor. O’nun bugün için yaşadığı işsizlik ve yoksulluk zaafından yararlanarak oy için kullanarak vicdanınızı (tabii varsa) sıkıntıya koymamanızı öneriyorum. Seçimi ve vaatlerinizi gerçekler üzerinde yaparak seçmenden oy istemenizi öneriyorum. Dileriz gözleri oy hırsı bürümüşler tarafsız sesimize kulak verirler.

http://www.mlatifyildiz.com

10.03.2009

Yorumlar


 Bu yazı için henuz yorum yapılmamış.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.

 

FARUK ARVAS HOCAYLA RAMAZAN SOHBETLERİ

RAMAZAN AYINA KAVUŞURKEN (15)
Makalelerin tümünü okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1675.htm

 

SON HABERLER
KIZILAY’IN YARDIM ELİ ...
SİİRT BELEDİYESİNDEN T...
KESK: HUKUK ÇİĞNENİYOR
REFERANDUM SEÇMEN KÂĞI...
İLİM YAYMA CEMİYETİ YU...
HAYDİ! PAKİSTAN’A YARD...
BOYKOTUN CEZASI 22 LİRA
ÇIRAV FESTİVALİNE YOĞU...
ÖLÜM TACİRLERİNE SABAH...
MEZARLIKTA OLAYLI GÜN

GÜNÜN SÖZÜ
İNSAN NE KADAR AZ ŞEY BİLİRSE
O KADAR ÇOK ŞEY BİLDİĞİNİ SANIR

 

GÜNÜN AFORİZMASI
HAYAT BİR OYUNDUR. KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN YOKMUŞ GİBİ OYNA.

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BEN ŞAİRİM,
GAYBI KURCALAYAN ÇİLİNGİR,
CANLI CENAZELERİNİN BAŞINDA
MÜNKER-NEKİR
(NECİP FAZIL)

 

GÜNÜN FOTOĞRAFI (BARO FOTOĞRAF DERSLERİ)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

SON YORUMLAR

CAN MERCANYAN
Latif bey 2 gün önce Ahmet Altan’ın köşe yazısını okumanızı öneriyorum. Kimin nerde ve...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_616.htm

NAİL
Yani "Hayır" demeye de bi kılıf uydurabildiniz ya. Hayret doğrusu. Şunu desenize 30 yıl ohal biz...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_611.htm

NAİL
Nerdeeeee. Kimi tarif etmişsiniz? Bu vasıflar ancak peygamberlerde veya peygamber varisle...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

ALP
Aman Serdar kardeşim, yaşadığım tecrübeden biliyorum. Bu tür ikili münakaşaların son cümlesi...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

M. CAN
Ergenekon’un değirmenine su taşıyan bir zihniyet nasıl oluyor da Ergonokon’u eleştiriyor? Referan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1717.htm

M. CAN
Ak Parti iktidar olmadan önce KESK neden masaya oturdu? Cevap: Çünkü Sol hükümet iktidardaydı...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1723.htm

HAKAN MALGİL
Çoukluğumda kim bilir kaç kez zorunlu ziyaretlerde bulunduğum, bembeyaz saçları ve...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_146.htm

RESSAM HALİS GÜNGÖR
Kim olursa olsun... Makamı ve rütbesi ne olursa olsun... Kimse ama hiç kimse kanunların ve ya..
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

HAKAN MALGİL
Edip Turhan’ın en büyük torunu olarak onunla en uzun süre yaşamış olmanın ne denli büyük bir...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_583.htm

 

GÜNÜN YORUMU

DÜNYA DÖNMESE Mİ?

Dünya dönmesine dönsün de... Tersine dönmese bari.

Hoş tersine dönse de, dursa da, alıp başını galaksinin bir ucuna çekip gitse de değişmeyecek insanlar vardır, olacaktır.

Sorun Dünyada değil belki. Belki sorun postmodern zamanların bize attığı en büyük yalandadır: Bireyselleşmek!

Bunun adı bireyselleşmek olsa da, astarı egoizmden, bencillikten, oportunizmden başka birşey değil.

Sonuç: Yalnızlık!

Kocaman bir şehirde, tanıdık onca insan içinde koskoca bir yalnızlık. Yalıtılmışlık.

Tabi bu yalnızlık bazen sizin tercihiniz olur; reddedersiniz maskeli baloları ve oranın müdavimlerini.

Bazen de yalnızlık bir seçim değil, dayatmadır. Maskeliler sizi reddeder. Dışlar!

Günün sözü (veya aforizması) bölümünde geçenlerde şöyle bir söz vardı, hoşuma gitmişti:

"Kolayına kaçıp herkes gibi olabilirdim. Ama ben daha kolayını seçtim; kendim oldum," diyordu.

İşte kendi olmanın bedeli: Yalnızlık.

(Not: Yalnızlık kelimesini kendim için seçtim.)

Esen kalın, hoş kalın...

MEMEEEEET
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

 

GÜNÜN FIKRASI

CAMCI

Kadının penceresinin camı kırılır. Camcıyı arar ve sipariş verir. Yarım saat sonra zil çalar. Gelen camcıdır.

Kadın kapıyı açar ve kırılan camı gösterir. Aradan beş dakika ya geçer ya geçmez zil tekrar çalar.

Kadın, kim o? der.

Benim, camcı diye bir ses gelir dışarıdan.

Kadın, sanırım bir karışıklık oldu. Çağırdığım camcı az önce geldi, der.

İşte o benim abla, der camcı. Pencereden düştüm, aç şu kapıyı…

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

 

DERSİMİZ TÜRKÇE
Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

 

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.