Ana Sayfa   |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle

Haber Arama:

Anasayfa > Serdar ARIKAN

  Tarih : 20.11.2009 Bu yaziyi 822 kişi okudu.   


YILDIZ
SERDAR ARIKAN

YILDIZ’IMIZ SÖNÜYOR KARANLIĞIMIZDA

Zifiri bir karanlık hâkimken gökyüzüne boş bir araziye düştü ışıltısı Yıldız’ın…

Gece paktır aslında, aydınlıktır, karanlık kaplar sadece ve karanlığı azda olsa yıldızların ışıltısı aydınlatır ve yol gösterir yolculara, hayatın kimsesiz yolcularına.

Bir erkeklikti, namusun paklanmasıydı Yıldız’ın kanlar içinde, burnu ve kulağı kesilerek toprağa atılışı. Adı konmamış bir suç işlemişti erkeklerin dünyasında ve aslında tek suçu kadın olmaktı o topraklarda.

Adı yoktu kadının o iklimlerde, sadece kır çiçekleriydi onlar.

Bazen bir manolyaydı kadınlar, bazen bir papatya.

Suçsuzluklarını anlatamayacakları derecede suçluydular aslında.

Tek sığınağı olarak görmüştü Yıldız ve sığınmıştı Devlet’ine. Ama sığındığı devlet tarafından teslim edildi Azrailline.

Ve bir erkeklik abidesi kocası temizlemişti namusunu Yıldız’ın kanıyla, şimdi başı dik yürüyecekti sokaklarda, ellerini bir cami avlusunda yıkayarak ve herhangi bir vaktinde kılarak namazını affını istemişti. Artık bir engel yoktu paklığına. Şimdi daha erkek, daha namusluydu. Hemcinslerinden dayak yiyen, horlanan adam delikanlılığını göstermiş, gücünün imgesini oluşturmuş ve aslında ne kadar erkek olduğunu elleri, kolları bağlı, üç kişi tarafından sıkıca tutulmuş eşinin, kadınının burnunu, kulağını keserek göstermişti. Bir aile kirliliğinin kurbanı olarak en masum yüreği seçmişti ve toprak o yüreğin kanıyla kirlenmişti en zifiri gecede. Yıldızlar şahitti Yıldız’ın masumluğuna ve yine yıldızlar şahit olmuştu vahşice hırpalanmasına…

Şimdi töre zırhıyla ve namus üçgeniyle teslim olacak katil, korkak yürekli koca… Bilecek ki yasalarda ondan yanadır ve bilecek ki Devlet aşırı tahrik unsuru bulacak onun caniliğine.

Alnı böyle kirli çizgilerle belirgindir Ülkemin.

Şöyle bir hafızamızı kurcalayalım ve hatırlayalım Güldünya’ları… 

Tek suçu sevdiği erkekle bir yuva kurmak olan, abisi töreyi uygulamamak için intihar eden Evrim’leri…

Daha çocuk yaşta ve on ikisini yeni tamamlamış olmasına rağmen önce tecavüze uğrayan ardından da kendi pisliklerinin kurbanı olarak görüp burnunu kestikleri Rojda’ları…

Unutulmaması gereken olaylar anlatmakla yazılmakla bitmez. Sadece basına yansıyan olaylardan ve mağdurlardan bahsediyoruz, polise yansımamış ama ceza olarak ahırlara hapsedilmiş nice kızlarımız var, körpecik bedenler kirletiliyor gecenin en zifiri anında yıldızların şahitliğinde ve şimdi onların karanlığını yıldızlar bile aydınlatamıyor, yıldızlar bile utanıyor bu şahitliğe…

Yapılması gerekenler var, söylenmesi gerekenler var. Her şeyin başı eğitim ama şimdi biz bu gencecik bedenlerin eğitimini bile onlara ömür biçenlere bağlamışız ne hazin bir durum.

Devlet sosyalliğini uygulamakta eksik.

Devlet sahiplenmekte ürkek…

Devlet eğitimde yarım.

Devlet suçluya sahip çıkmakta tam bir baba şefkatliğinde.

Cinayettir orda Töre,

Sevmektir orda Töre

Eğitimdir orda Töre

Kaderdir orda Töre…

Gencecik kızlar kılıfı töre cehaletliğine kurban ediliyorlar, aklın ve bilginin sözde insanlara egemen olduğu bir anda. Hataları yapanların ellerinde can veriyor papatyalar ve bir gece karanlığında toprak kan kokuyor, yıldızlar ışıltılarından mahrum, bir şeyler anlatıyor.

Şimdi gündeme oturdu diye düşünülecek törenin kurbanları, konusunda uzmanlarımız konuşacaklar ama sığınma evlerinde kalanların bundan sonraki adımları titrek olacak ve yalnız hareket edecekler gecenin günü teslim aldığı anlarda.

Karanlıkları azda olsa aydınlatan yıldızlarımız var ama kaybetmek adına sırtımızı dönmüşüz Yıldızı’ımıza. Yıldız’ımız can çekişiyor kendi karanlığında, duyarsızlığımız şimdi yalnızlığa mahkûm etti bizi.

KÖRPECİK KIZLARIMIZIN KARANLIKLARI AYDINLATACAĞI GÜNLERE…

serdar.arikan@windowslive.com

Yorumlar
1
KAMİL TOPRAK
Tarih : 01.06.2009
Töre ve cinayet kavramları bir araya geldiğinde geniş kitleleri yanına alarak bu iki konu cem edilip topluma büyük yanlışlıklar içinde servis ediliyor.

Fevri bir cinayet bile medyada töre hatırına bütünleştirilip magazinleştiriliyor. Böylece sorumluluk bireylerden çok soyut toplumsal alana yüklenecek bir anlayışın doğmasına neden oluyor.

Hele töreye feminist cephesinden bakmak veya kadın cinselliği üzerinden meseleyi irdelemek pek sağlam bir sonuç doğurmamaktadır.

Saygılarımla...

1
Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
Yorumunuz

YORUM YAZARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


1- Girdiğiniz yorumlar şahsi beğenimize değil, Siirt Gündemi kurallarına ve site formatına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilirler.


2- Kafanıza takılan noktalarda alâkasız bir habere veya köşe yazısına yorum yazmaktansa iletişim butonunu kullanabilirsiniz. Yorumunuz sitemiz kriterlerine uyarsa makale olarak yayınlanacaktır.


3- Bir yazara “aslansın, kaplansın” türünde yorum yazmak hoş değil. Bu yüzden bu tür yorumlar yayınlanmayacaktır.


4- Siirt Gündemi’nin kabul edilmiş uygunluk kriterlerini gözetmeyen, kişisel hakaret içeren veya T.C. Ceza Hukuku hükümlerince suç teşkil eden herhangi bir beyanatta bulunmak gibi yorumlar durumun vahametine göre parmağımızı “delete” tuşuna götürecektir.


5- Toplumsal barışa ve demokrasi kültürüne katkısı olmayan, aksine barış ve kardeşlik kültürünü sabote eden yorumlar yayınlanmayacaktır.


6- Fala inanmayız ve fal baktırmayız. Bu yüzden “Üç vakte kadar öleceksin!” türünde yorumlar yayınlanmayacaktır.


7- Siirt Gündemi bir message board, forum, ilan panosu, tahta veya chat odası değildir.


8- Bu kadar kural, prensip, ahlâki değerler içinde, aslında her şeyin temelinin özende ve anlayışta yattığını belirtir, saygılar sunarız.

 

FARUK ARVAS HOCAYLA RAMAZAN SOHBETLERİ

RAMAZAN AYINA KAVUŞURKEN (15)
Makalelerin tümünü okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1675.htm

 

SON HABERLER
KIZILAY’IN YARDIM ELİ ...
SİİRT BELEDİYESİNDEN T...
KESK: HUKUK ÇİĞNENİYOR
REFERANDUM SEÇMEN KÂĞI...
İLİM YAYMA CEMİYETİ YU...
HAYDİ! PAKİSTAN’A YARD...
BOYKOTUN CEZASI 22 LİRA
ÇIRAV FESTİVALİNE YOĞU...
ÖLÜM TACİRLERİNE SABAH...
MEZARLIKTA OLAYLI GÜN

GÜNÜN SÖZÜ
İNSAN NE KADAR AZ ŞEY BİLİRSE
O KADAR ÇOK ŞEY BİLDİĞİNİ SANIR

 

GÜNÜN AFORİZMASI
HAYAT BİR OYUNDUR. KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN YOKMUŞ GİBİ OYNA.

 

GÜNÜN ŞİİRİ

BEN ŞAİRİM,
GAYBI KURCALAYAN ÇİLİNGİR,
CANLI CENAZELERİNİN BAŞINDA
MÜNKER-NEKİR
(NECİP FAZIL)

 

GÜNÜN FOTOĞRAFI (BARO FOTOĞRAF DERSLERİ)

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

SON YORUMLAR

CAN MERCANYAN
Latif bey 2 gün önce Ahmet Altan’ın köşe yazısını okumanızı öneriyorum. Kimin nerde ve...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_616.htm

NAİL
Yani "Hayır" demeye de bi kılıf uydurabildiniz ya. Hayret doğrusu. Şunu desenize 30 yıl ohal biz...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_611.htm

NAİL
Nerdeeeee. Kimi tarif etmişsiniz? Bu vasıflar ancak peygamberlerde veya peygamber varisle...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

ALP
Aman Serdar kardeşim, yaşadığım tecrübeden biliyorum. Bu tür ikili münakaşaların son cümlesi...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

M. CAN
Ergenekon’un değirmenine su taşıyan bir zihniyet nasıl oluyor da Ergonokon’u eleştiriyor? Referan...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1717.htm

M. CAN
Ak Parti iktidar olmadan önce KESK neden masaya oturdu? Cevap: Çünkü Sol hükümet iktidardaydı...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1723.htm

HAKAN MALGİL
Çoukluğumda kim bilir kaç kez zorunlu ziyaretlerde bulunduğum, bembeyaz saçları ve...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_146.htm

RESSAM HALİS GÜNGÖR
Kim olursa olsun... Makamı ve rütbesi ne olursa olsun... Kimse ama hiç kimse kanunların ve ya..
www.siirtgundemi.com/_ya_z_609.htm

HAKAN MALGİL
Edip Turhan’ın en büyük torunu olarak onunla en uzun süre yaşamış olmanın ne denli büyük bir...
www.siirtgundemi.com/_ya_z_583.htm

 

GÜNÜN YORUMU

DÜNYA DÖNMESE Mİ?

Dünya dönmesine dönsün de... Tersine dönmese bari.

Hoş tersine dönse de, dursa da, alıp başını galaksinin bir ucuna çekip gitse de değişmeyecek insanlar vardır, olacaktır.

Sorun Dünyada değil belki. Belki sorun postmodern zamanların bize attığı en büyük yalandadır: Bireyselleşmek!

Bunun adı bireyselleşmek olsa da, astarı egoizmden, bencillikten, oportunizmden başka birşey değil.

Sonuç: Yalnızlık!

Kocaman bir şehirde, tanıdık onca insan içinde koskoca bir yalnızlık. Yalıtılmışlık.

Tabi bu yalnızlık bazen sizin tercihiniz olur; reddedersiniz maskeli baloları ve oranın müdavimlerini.

Bazen de yalnızlık bir seçim değil, dayatmadır. Maskeliler sizi reddeder. Dışlar!

Günün sözü (veya aforizması) bölümünde geçenlerde şöyle bir söz vardı, hoşuma gitmişti:

"Kolayına kaçıp herkes gibi olabilirdim. Ama ben daha kolayını seçtim; kendim oldum," diyordu.

İşte kendi olmanın bedeli: Yalnızlık.

(Not: Yalnızlık kelimesini kendim için seçtim.)

Esen kalın, hoş kalın...

MEMEEEEET
www.siirtgundemi.com/_ya_z_612.htm

 

GÜNÜN FIKRASI

CAMCI

Kadının penceresinin camı kırılır. Camcıyı arar ve sipariş verir. Yarım saat sonra zil çalar. Gelen camcıdır.

Kadın kapıyı açar ve kırılan camı gösterir. Aradan beş dakika ya geçer ya geçmez zil tekrar çalar.

Kadın, kim o? der.

Benim, camcı diye bir ses gelir dışarıdan.

Kadın, sanırım bir karışıklık oldu. Çağırdığım camcı az önce geldi, der.

İşte o benim abla, der camcı. Pencereden düştüm, aç şu kapıyı…

Tüm fıkraları okumak için:
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1123.htm

 

DERSİMİZ TÜRKÇE
Boş vaktinizde tıklayın. Sadece boş vaktinizde...
www.siirtgundemi.com/_h_b_r_1249.htm

 

Bu sitede yayımlanan her türlü yazı, fotoğraf, karikatür ve illüstrasyon türü malzemelerin hakları saklı değildir. Hiçbir izin alınmadan kullanılabilir. Siirt Gündemi'nin kaynak olarak gösterilmesi sadece kullanan kişinin etik değer ölçüsünü gösterir. Örneğin; Biz bu sözü hukukçu ağabeyimiz Adnan Ekinci'nin dergisinden yürüttük. İşte bizim etik değer ölçümüz.
SİİRT GÜNDEMİ
 
 C.R.N. BASIN YAYIN LTD. ŞTİ.  İLETİŞİM: dereke56@gmail.com
RSS

 

Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.